ESLOREX 20 MG 28 FILM TABLET

Grubu :   Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu :   İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma :   Zentiva Sağlık Ürünleri San.ve Tic.A.Ş.
Etkin Madde :  
ATC Kodu :   N06AB10
ATC Açıklaması :   Essitalopram
Kamu Kodu :   A10895
Barkodu :   8699502092181
Menşei :  
Fiyatı :   42,88 TL [29.12.2009]
Reçete Tipi :   NORMAL REÇETE
E-Reçete :  
Temin :   İlacınızı sadece eczaneden alınız!
Eş Değer Kodu :  
Durumu : Bu ilaç eczanelerde satıştadır
    
  ESLOREX 20 MG 28 FILM TABLET Barkodu

İlaç Prospektüsü

 Farmasötik Şekli

Film Tablet

 Formülü

Her çentikli film tablet, 20 mg essitaloprama eşdeğer essitalopram oksalat içerir.

Yardımcı madde: Titandioksit (E171)

 Kontraendikasyonlar

Essitaloprama veya yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir. Non-selektif irreversibl monoamin oksidaz inhibitörleriyle (MAOI) birlikte ya da kesildikten sonraki 2 hafta içinde kullanılması kontrendikedir.

 Uyarılar/Önlemler

 

Antidepresan ilaçların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının intihar düşünce ya da davranışlarını arttırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerce yakınen izlenmesi gereklidir.

 

Yeni doğanın dirençli pulmoner hipertansiyonu (PPHN):

Yapılan klinik çalışmalarda hamileliklerinin 20. haftasından sonra  Selektif Serotonin Reuptake İnhibitörü (SSRI) kullanan annelerin bebeklerinde PPHN görülme riski, SSRI kullanmamış annelerin bebeklerine oranla  6 kat daha fazladır.

 

Paradoksikal anksiyete

Panik bozukluğu olan  bazı hastalar antideprasan tedavisinin başında, artan anksiyete semptomları sergileyebilir. Bu paradoksikal reaksiyon, tedaviye başlamasında itibaren ilk iki  hafta içinde çoğunlukla kaybolur. Olası anksiyojenik etkileri azaltmak için düşük başlangıç dozu önerilir.

 

Nöbetler

Nöbet görülen bütün hastalarda ilaç kesilmelidir. Stabil olmayan epilepsili hastalara SSRI verilmemelidir ve kontrollü epilepsili hastalarda dikkatle izlenmelidir. Nöbet sıklığında artış görülürse SSRI kesilmelidir.

 

Mani

Geçmişinde mani/hipomani olan hastalarda SSRI’lar dikkatle kullanılmalıdır. Hasta manik faza girerse SSRI kesilmelidir.

 

Diyabet

Diyabetli hastalarda SSRI tedavisi glisemik kontrolü değiştirilebilir (hipoglisemi veya hiperglisemi). İnsülin ve/veya oral hipoglisemik ilacın dozajının yeniden ayarlanması gerekebilir.

 

İntihar/intihara yönelim

Antidepresan ilaçların özellikle çocuk ve gençlerdeki kullanımlarının intihar düşüncesinde artış olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun artırılma/azaltılma yada kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri yada intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerle yakından izlenmesi gereklidir.

 

Çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de antidepresan ilaçların kullanımı gerektiğinde ilk 5 ay ve doz değiştirme durumlarında daha fazla olmak üzere, hastaların intihar düşünce ve davranışlarında artış olasılığı yönünden uyarılması ve yakın takibe alınması gereklidir.

 

ESLOREX® in kullanıldığı diğer psikiyatrik bozukluklarda da, intihar/ intihar etme düşüncesi riski oluşabilir.  Buna ek olarak, major depresif bozukluklarda da bu koşullar geçerlidir.

 

Daha önce intihar girişiminde bulunmuş kişiler veya tedavi öncesinde ciddi derecede intihar etme eğilimi gösteren kişiler, tedavi boyunca çok dikkatli izlenmelidirler.

 

Hiponatremi

Muhtemelen düzensiz  antidiüretik horman salgısı (SIADH) sebebiyle, SSRI kullanımını ender olarak hiponatremi oluşturduğu rapor edilmiştir. Tedavi sonlandırılınca genellikle sona erer. Yaşlı hastalar, sirozu olanlar veya hiponatremi oluşturduğu bilinen ilaçlar ile birlikte tedavi edilen hastalıklar gibi riskaltında olanlarda dikkatle kullanılmalıdır.

 

Kanama

SSRI’lar ile tedavide ekimoz, purpura gibi yüzeysel kanama bozuklukları rapor edilmiştir. Özellikle oral antikoagülanlar ve platelet fonksiyonunu etkilediği bilinen bazı ilaçlarla (örneğin; atipik antipsikotikler ve fenotiyazin, trisiklik antidepresanların çoğu, asetilsalisilikasit ve non-steroid antienflamatuvar ilaçlar (NSAID), tiklopidin ve dipiridamol) birlikte SSRI kullanan ve kanama eğilimi olan hastalar tarafından kullanılması konusunda özenli olunmalıdır.

 

Elektrokonvülzif tedavi (EKT)

SSRI’lar ile EKT’nin birlikte uygulamasına ilişkin yayınlanmış klinik deney sınırlı olduğundan özenli olunması önerilir.

 

Reversibl, selektif MAO inhibitörleri

Serotonin sendromuna yol açma riski nedeniyle, essitalopram ile MAO-A inhibitörlerinin birlikte kullanımı genellikle önerilemez(İlaç etkileşimleri ve diğer etkileşimler bölümüne bakınız.). (Non-selektif, irreversibl MAO-inhibitörleri ile birlikte kullanım konusunda ilaç etkileşimleri ve diğer etkileşimler bölümüne bakınız).

 

Serotonin sendromu

Sumatriptan veya diğer trapanlar, tramadol ve triptofan gibi sertonerjik etkili ilaçlarla birlikte essitalopram kullanımında dikkatli olunmalıdır. SSRI’larla birlikte serotonerjik ilaç kullanan hastalarda seratonin sendromu ender olarak rapor edilmiştir. Ajitasyon, tremor, miyokloni ve hipertami gibi semptomların birlikte oluşumu bu durumun gelişimine işaret edebilir. Böyle durumlarda, SSRI ve serotonerjik ilaç derhal kesilmeli ve semptomatik tedavi başlatılmalıdır.

 

St. John’s Wort  (Sarı Kantaron herbası)

İçerisinde St. John’s Wort (hypercum perforatum) bulunan bitkisel preparatlar ile SSRI’ların birlikte kullanılması advers reaksiyonları oluşumunda artışa yol açabilir (İlaç etkileşimleri ve diğer etkileşimler bölümüne bakınız).

 

Kesilme reaksiyonları

Olası kesilme reaksiyonlarının görülmesini önlmek amacıyla, Eslorex® tedavisine, bir veya iki haftalık süre içinde yavaş yavaş doz azaltımı yapılarak son verilmelidir (Kullanım şekli ve dozu bölümüne bakınız)

Kesilme reaksiyonları özellikle ani ilaç kesilmesi ile daha sık gözlenmiştir. Klinik çalışmalarda, ilacın aniden bırakılmasıyla oluşan yan etkiler essilatopram kullananların % 25 inde, plasebo alanların ise % 15 gözlenmiştir.

 

Kesilme reaksiyonlarının oluşma riski tedavi dozu ve süresi, dozun azaltılması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Uyuşukluk, his bozuklukları (parastezi, elektrik şok hissi dahil olmak üzere), uyku düzensizlikleri, sinirlilik, mide bulantısı ve/veya kusma, titreme, konfüzyon, terleme, baş ağrısı, diare, çarpıntı, duygusal dengesizlik, görme bozuklukları en çok görülen reaksiyonlardır. Bu reaksiyonlar genelde hafif veya orta şiddetlidir fakat bazı hastalarda şiddetli olabilir. Genellikle tedaviyi bıraktıktan sonra ilk birkaç gün içinde gözlenir fakat bazı hastalarda bir dozun kaçırılmasıyla da gözlenmiştir.   

 

Bu semptomlar genelde 2 hafta içerisinde düzene girer fakat bazı kişilerde 2-3 ay veya daha uzun sürdüğü gözlenmiştir.  Bu yüzden, essitalopramın dozunun düzenli olarak azaltılarak, birkaç hafta veya birkaç ay içinde tedavinin sonlandırılması gerekir. 

 

Koroner kalp hastalığı

Sınırlı klinik tecrübe nedeniyle, koroner kalp hastalığı olan hastalarda kullanımında dikkatli olunmalıdır.

 

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Kullanım

Gebelik kategorisi: C’dir.

 

Essitalopram’ın, insanlardaki gebelik ve emzirme dönemlerindeki kullanıma ilişkin güvenlilik bilgileri yoktur. Bu nedenle, kesinlikle gerekli ise ve ancak risk/yarar durumu dikkatle değerlendirildikten sonra hamilelerde kullanılmalıdır.

 

Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörü (SSRI) grubu ilaçların hamilelik süresince alımında, yeni doğanda potansiyel dirençli pulmoner hipertansiyon riski bulunmaktadır.

 

Essitalopramın anne sütüne geçmesi beklenir. Emziren kadınlara essitalopram uygulanmamalı veya emzirme sonlandırılmalıdır.

 

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Essitalopram entellektüel işlev  ve pisikomotor performansı etkilemez. Ancak, psikoaktif  ilaç kullanan hastaların muhakeme veya yeteneklerinde bozulma beklenebilir. Bu sebeple, hastaların araba ve makine kullanma yeteneklerine olası etkileri konusunda uyarılmaları gerekir.

 Yan Etkiler/Advers Etkiler

Daha sıklıkla tedavinin ilk bir veya iki haftalık bölümünde karşılaşılan advers etkiler genellikle tedavinin devam eden dönemlerinde şiddet ve sıklık açısından azalma gösterir.
 
SSRI grubu antidepresanlar ile uzun süreli tedaviden sonra aniden ilacın kesilmesi halinde, bazı hastalarda kesilme reaksiyonları (baş dönmesi, baş ağrısı ve bulantı) meydana gelebilir. Çoğu semptom hafif ve sınırlıdır Tedavinin sonlandırılmasıyla kesilme reaksiyonları ortaya çıkabilse de, SSRI’ların bağımlılık yaptığına dair preklinik ve klinik kanıt mevcut değildir.
Bu reaksiyonlardan kaçınmak için, tedavinin 1-2 hafta boyunca doz azaltılarak sona erdirilmesi önerilir.
 
Advers reaksiyonların sıklığı aşağıdaki sıralanmıştır:
 
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
 
Aşağıda verilen advers etkiler, çift-kör plasebo kontrollü çalışmalarda plaseboya oranla essitalopram ile daha fazla sıklıkta görülenlerdir:
 
 
Çok Yaygın(1/10)
Yaygın (1/100,
 <1/10)
Yaygın olmayan ve seyrek
<1/100)
Seyrek (1/100000, <1/1000)
Bilinmiyor (eldeki verilerden belirlenemiyor
Kan ve lenf sistemi ile ilişkili hastalıklar/bozukluklar
 
 
Anemi, bilirübin miktarında artış, protrombin miktarında azalma, hemolitik anemi,pulmoner embolizm, trombositopeni
 
 
 
Bağışıklık sistemi ile ilişkili hastalıklar/bozukluklar
 
 
 Anafilaktik reaksiyon, alerjik reaksiyon
 
 
Endokrin ve metabolik hastalıklar/bozukluklar
 
Libido azalması,
Anorgazmi, sıcak basması, menstrüel kramplar, menstrual düzensizlik
 
Karbonhidrat düşkünlüğü, prolaktinemi, düzensiz ADH salgılanması
 
 
Metabolizma ve beslenme ile ilişkili hastalıklar/bozukluklar
 
 
İştah azalması, iştah artışı
Hiperkolesterolemi, hiperglisemi
 
 
Psikiyatrik hastalıklar/bozukluklar
 
 
 
Panik atak ,
işitsel halüsinasyon,
konfüzyon, ,halüsinasyon, deliryum, depersonalizasyon, depresyon, şiddetlenmiş depresyon, diskinezi,duygusal değişkenlik, intihar ile ilgili düşünceler,intihar girişimi
 
 
Sinir sistemi ile ilgili hastalıklar/bozukluklar
 
Baş ağrısı,
uykusuzluk, uyuklama hali
Sersemlik hissi, halsizlik, anormal rüya görme, konsantrasyon güçlüğü, ateş, iritabilite, letarji,
 migren, vertigo, esneme
Tat alma bozukluğu , bayılma
saldırganlık,akatizi, jeneralize nöbet, anksiyete atağı, apati,hiperrefleksi, serotonin   sendromu, koreoatetoz, eksitabilite
 
 
Göz ı ile ilgili hastalıklar/bozukluklar
 
 
 
 
Bulanık görme
 Nistagmus, görme bozuklukları, görme anormallikleri, midriyasis
 
 
Kulak ve iç kulak ile ilgili hastalıklar/bozukluklar
 
 
Kulak çınlaması, kulak ağrısı
 
 
 
Kardiyovasküler sistem ile ilişkili hastalıklar/bozukluklar
 
 
 
Göğüs ağrısı, hipertansiyon, palpitasyon
Bradikardi,
arterial fibrilasyon,
anormal EKG değerleri,QT uzaması, taşikardi, tromboz, torsade de pointes, ventriküler aritmi
 
 
 
Solunum sistemi göğüs ve mediasten ile ilgili hastalıklar/bozukluklar
 
 
 
Sinüzit, rinit, bronşit, öksürük, nazal ve sinüs konjesyonu, sinus başağrısı
 
 
Güğüs sıkışması
epistaksis
,
 
 
 İlaç etkileşmeleri

Kontrendike kombinasyonlar

 

Non-selektif MAOI’ler

Non-selektif MAOI ile birlikte SSRI kullanan hastalarda ve SSRI tedavisine son verdikten hemen sonra MAOI tedavisine başlayan vakalarda ciddi reaksiyonlarla karşılaşıldığı bildirilmiştir (Kontrendikasyonlar bölümüne bakınız). Bazı hastalarda serotonin sendromu gelişmiştir (Yan etkiler/advers etkiler bölümüne bakınız).

 

Essitalopramın non-selektif MAOI’ler ile birlikte kullanımı kontrendikedir. Essitalopram irreversibl MAOI tedavisi kesildikten en az 14 gün sonra veya moklobemid gibi reversibl bir MAOI (RIMA)tedavisi kesildikten en az bir gün sonra kullanılmaya başlanmalıdır. Bir non-selektif MAOI tedaviye başlamadan en az 7 gün önce essitalopram tedavisine son verilmiş olmalıdır.

Önerilmeyen kombinasyonlar

Reversibl, selektif MAO-A inhibitörü (moklobemid)

Serotonin sendromu riskinden ötürü, essitalopramın bir MAO inhibitörü ile birlikte kullanımı önerilemez (Uyarılar ve önlemler bölümüne bakınız). Eğer bir kombinasyon gerekli ise, önerilen en küçük dozla başlanmalıdır, klinik izleme mutlaka tavsiye edilir.

 

Kullanımı önlem gerektiren kombinasyonlar

 

Selejilin

Serotonin sendromu gelişmesi riskinden ötürü, selejilin (irreversibl MAO-B inhibitörü) ile birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır. 10 mg/güne kadar olan selejilin dozu ile birlikte rasemik sitalopram güvenle kullanılmıştır.

 

Serotonerjik ilaçlar

Serotonerjik ilaçlarla (örneğin tramadol, sumatriptan ve diğer triptanlar) birlikte kullanımı serotonin sendromuna yol açabilir.

Nöbet eşiğini düşüren ilaçlar

SSRI’lar nöbet eşiğini düşürebilir. Nöbet eşiğini düşüren diğer ilaçlarla (antidepresanlar, trisiklikler, SSRI’lar), nöreleptikler (fenotiyazinler, tiyozantenler, bütirofenonlar), meflokin, büpropiyon ve tramadol) birlikte kullanırken dikkatli olunmalıdır.

Lityum, triptofan

SSRI’ların lityum veya triptofan ile birlikte kullanıldığında, etkilerin arttığı yönünde raporlar mevcuttur. Bu nedenle SSRI’ların bu ilaçlarla birlikte kullanımına dikkatle olunmalıdır.

St. John’s Wort (Sarı Kantaron herbası)

SSRI’ların St. John’s Wort (hypercum perforatum) içeren bitkisel ürünlerle birlikte kullanımı advers reaksiyonları oluşumunda artışa yol açabilir (Uyarılar ve önlemler bölümüne bakınız).

 

Kanama

Essitolopram ile oral antikoagülanlar birlikte verildiğinde antikoagülan etkide değişiklik görülebilir. Essitolopram ile oral antikoagülan kullananlarda, dikkatli olarak koagülasyon izlenmesi gerekir (Uyarılar ve önlemler bölümüne bakınız).

Alkol

Essitalopram ile alkol arasında farmokodinamik veya farmakokinetik etkileşim beklenememektedir. Ancak diğer psikotropik ilaçlarla olduğu gibi, alkol ile birlikte kullanımı önerilemez.

  

Diğer ilaçların essitalopram farmokokinetiği üzerindeki etkisi

 

Essitalopram mekanizması genellikle CYP2C19 ile gerçekleşir. CYP3A4 ve CYP2D6 daha az oranda   metabolizmaya  katkıda  bulunur. Esas   metabolit  olan  demetilenmiş essitalopramın (S-DCT) metabolize olmasının ise kısmen CYP2D6 tarafından katalize edildiği düşünülmektedir.

Essitalopram 30 mg günde tek doz omeprazol ile (bir CYP2C19 inhibitörü) beraber kullanımı, essitplopramın plazma konsantrasyonlarında orta derecede (yaklaşık %50) artışa neden olmuştur.

Essitolopramın 400 mg günde çift doz simetidin ile (orta derecede potent genel enzim inhibitörü) beraber kullanımı, essitalopramın plazma konsantrasyonlarında orta derecede (yaklaşık %70) artışa neden olmuştur. Bu sebeple, CYP2C19 inhibitörleriyle (omeprazol, esomeprazol, fluvoksamin, lansoprazol, tiklopidin) veya simetidin ile beraber kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. Beraber kullanım sırasında yan etkilerin izlenmesine bağlı olarak essitalopram dozunda azaltma yapmak gerekebilir.

 

Bir CYP34A inhibitörü olan ketokonazol ile rasemik sitalopramın beraber kullanımında ketokonazolun Cmax’ı %21, EAA’sı %10 azalmış, sitalopramın farmakokinetiği değişmemiştir.

Bir CYP34A inhibitörü olan ketokonazol ile rasemik sitalopramın beraber kullanımında ketokonazolun Cmax’ı %21, EAA’sı %10 azalmış, sitalopramın farmakokinetiği değişmemiştir.Rasemik sitalopram ile teofilinin birlikte kullanılması teofilinin farmakokinetiğini etkilemez. Teofilinin sitalopram kinetiği üzerindeki etkisi araştırılmamıştır. 

Essitalopramın diğer ilaç farmokokinetiği üzerine etkisi

Essitalopram CYP2D6 enziminin bir inhibitörüdür. Çoğunlukla bu enzim tarafından metabolize edilen ve dar terapötik indekse sahip diğer ilaçlarla (flekanid, propafenon, metoprolol) veya Merkezi Sinir Sistemi ilaçlarıyla (desipramin, klomipramin ve nortriptilin gibi antidepresanlar veya risperidon, tiyoridazin ve haloperidol gibi antipsikotikler) birlikte kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Doz ayarlanması yapılabilir.

 

Desipramin veya metoprolol ile birlikte kullanımı, her iki CYP2D6 sübstratının plazma düzeyini iki katına çıkarmıştır.

 

Yapılan in vitro çalışmalar, essitolopramın CYP2C19’un zayıf inhibisyonuna neden olduğunu göstermiştir. CYP2C19 ile metabolize edilen ilaçla birikte kullanılırken özenli olunmalıdır.

 Kullanım Şekli ve Dozu

20 mg’ın üzerindeki günlük dozlarda emniyeti kanıtlanmamıştır. Eslorex®  günde tek doz olarak, besinlerle birlikte veya öğün aralarında kullanılabilir.

 

Majör depresif bozukluk

Günde bir kez 10 mg olarak alınır. Bireysel hasta cevabına göre, doz günde maksimum 20 mg’a çıkabilir.

 

Antidepresan cevap için genelde 2-4 hafta gerekir. Alınacak cevabın konsolidasyonu için en az 6 aylık tedavi süresi gerekmektedir.

 

Agorafobili ve agorafobisiz panik bozukluğu

Günlük 10 mg’lik doza geçilmeden önce, ilk hafta günde 5 mg’lık başlangıç dozu uygulanmalıdır. Doz  daha sonra, alınacak bireysel hasta cevabına göre, günde 20 mg’a çıkarılabilir.

 

Maksimum etki, yaklaşık 3 ay sonra alınır. Tedavi birkaç ay sürer.

 

Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi)

Günde bir kez 10 mg olarak alınır. Semptomların giderilmesi için genellikle 2-4 hafta gereklidir. Hastanın bireysel yanıtına göre doz 5 mg’a düşürülebilir veya günde maksimum 20 mg’a çıkarılabilir.

 

Sosyal anksiyete bozukluğu, kronik eğilimli bir hastalıkır ve alınacak cevabın konsolidasyonu için 12 haftalık tedavi tavsiye edilir. Tedaviye cevap verenlerin 6 aylık uzun dönemli tedavisi incelendiğinde, bireylere bağlı olarak relapsın önlendiği görülmüştür. Tedaviden sağlanan faydaların düzenli aralıklarla tekrar değerlendirilmesi gerekir.

 

Yaygın anksiyete bozukluğu

Başlangıç dozu günde bir kez 10 mg’dır. Bireysel hasta cevabına göre, doz günde maksimum 20 mg’a çıkarılabilir.

Yaygın anksiyete bozukluğu kronik eğilimli bir hastalıktır . Etkiyi pekiştirmek ve relapsı önlemek için uzun süreli tedavi uygulanmalıdır.

 

Tedaviden sağlanan faydalar ve doz düzenli aralıklarla tekrar değerlendirilmelidir.

 

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

Başlangıç dozu günde bir kez 10 mg’dır. Bireysel hasta cevabına göre, doz günde 20 mg’a çıkarılabilir.

 

OKB kronik bir hastalık olduğundan dolayı hastalar, semptomsuz olmalarını kesinleştirmek için yeterli süre tedavi edilmelidir. Bu süre bir kaç ay veya daha uzun olabilir.

 

Tedaviden sağlanan faydalar ve doz düzenli aralıklarla tekrar değerlendirilmelidir

 

Yaşlı hastalar (65 yaş üstü)

Başlangıç tedavisinde, tavsiye edilen dozun yarısı devamında da daha düşük maksimum doz uygulanmalıdr (farmokokinetik özellikleri blümüne bakınız). Eslorex®’in yaşlı hastalarda sosyal anksiyete bozukluğundaki etkinliği araştırılmamıştır.

 

Çocuklar ve adolesanlar (18 yaş altı)

Eslorex® çocuklarda ve 18 yaşın altındaki adolesanların  tedavisinde güvenirlilik ve etkinlik araştırılmadığından kullanılmamalıdır (Uyarılar ve önlemler bölümüne bakınız).

 

Azalmış böbrek fonksiyonu olan hastalar

Hafif veya orta dereceli böbrek bozukluğu olanlarda doz ayarlanması gerekmez. Böbrek işlevi ciddi olarak azalmış (ClCR<30 ml/dakika) hastalarda dikkatli olunmalıdır (Farmokokinetik özellikleri bölümüne bakınız).

 

Azalmış karaciğer fonksiyonu olan hastalar

Hafif veya orta dereceli karaciğer bozukluğu olan hastalarda tedavinin ilk iki haftası için başlangıç dozu olarak 5 mg uygulanması önerilir. Bireysel hasta cevabına göre doz günde 10 mg’a yükseltilebilir. Karaciğer fonksiyonu ciddi olarak azalmış hastalarda özellikle doz titrasyonunda dikkatli olunmalıdır (Farmokokinetik özellikleri bölümüne bakınız).

 

CYP2C19 bakımından  zayıf metabolize eden hastalar

CYP2C19 bakımından  zayıf metabolize eden hastalarda tedavinin ilk iki haftalık bölümünde başlangıç dozu olarak 5 mg kullanılması önerilir. Bireysel hasta cevabına göre doz günde 10 mg’a yükseltilebilir (Farmokokinetik özellikleri bölümüne bakınız).

 

Tedaviye son verilmesi

Olası kesilme reaksiyonlarını önlemek için; Eslorex® tedavisine, bir veya iki haftalık süre içerisinde doz yavaşça azaltılaraz son verilmelidir (Uyarılar ve önlemler bölümüne bakınız).

 Farmakodinamik özellikler

ATC kodu: N06AB10

Terapötik sınıf: Seçici serotonin geri-alım inhibitörü, antidepresan

Essitalopram, oral yoldan uygulanan bir seçici serotonin (5-HT) geri-alım inhibitörüdür (SSRI). Merkezi sinir sisteminde 5-HT geri-alımının inhibisyonu yoluyla serotonerjik etkinliği artırarak etki gösterdiği düşünülmektedir. Essitalopramın nöronlarda noradrenalin ve dopamin geri-alımı üzerinde minimal etkili olması, oldukça seçici bir serotonin geri-alım inhibitörü olduğunu göstermektedir. Essitalopram, 5-HT geri-alım inhibisyonu ve 5-HT nöron ateşleme hızı inhibisyonu açısından R-enantiyomerine göre en az 100 kat daha etkilidir.

 

Essitalopramın, serotonerjik (5-HT1-7), dopaminerjik (D1-5), a ve ß-adrenoseptörler, histamin (H1-3), muskarinik (M1-5), benzodiyazepin reseptörlerine afinitesi çok düşüktür veya hiç yoktur.

 

Essitalopram, aralarında Na+ , K+, Cl- ve Ca++ kanallarının da bulunduğu çeşitli iyon kanallarına bağlanmaz veya afinitesi azdır. Diğer psikotoprop ilaçlarla görülen antikolinerjik, sedatif ve kardiyovasküler yan etkilerin Essitalopram ile görülmesi beklenmez.

 Farmakokinetik özellikler

Emilim

Tek doz veya tekrarlanan dozlarda uygulandığında, essitalopramın farmakokinetiği doğrusaldır ve günde 10-30 mg doz aralığında doz orantılıdır. Çoklu doz uygulamaları sonrasında ortalama tmaks 5±1,5 saattir. Essitalopramın emilimi gıdalardan bağımsızdır. Mutlak biyoyararlanımı yaklaşık % 80’dir.

 

Dağılım

Essitalopram ve ana metabolitlerinin plazma proteinlerine bağlanma oranı % 80’nin altındadır. Dağılım hacmi yaklaşık 12-26 L/kg’dır. Sabit plazma konsantrasyonlarına yaklaşık bir haftada ulaşılır.

 

Biyotransformasyon

Plazmada esas olarak değişmemiş essitalopram olarak bulunur. Karaciğerde, S-demetilsitalopram (S-DCT) ve S-didemetilsitalopram (S-DDCT) metabolitlerine metabolize olur. Tekrarlanan dozlarda, S-DCT konsantrasyonları essitalopram konsantrasyonunun % 28-31’idir ve S-DDCT konsantrasyonu essitalopram konsantrasyonunun % 5’inden düşüktür. Ayrıca, azot’un oksidasyonu ile N-oksit metaboliti ve glukuronid metabolitleri oluşabilir. Essitalopramın demetilasyonunda, esas olarak, sitokrom P450 (CYP) 2C19 rol oynamaktadır; CYP 3A4 ve CYP 2D6’nın katkısı da olasıdır. Essitalopramın 5-HT geri-alımını S-DCT’den 7 ve S-DDCT’den 27 kat daha potent olarak inhibe etmesi, metabolitlerin antidepresan etkinliğe katkısının bulunmadığını düşündürmektedir. Metabolitlerinin reseptörler ve iyon kanalları üzerinde etkisi çok azdır veya bulunmamaktadır.

 

Eliminasyon

Essitalopramın yarılanma ömrü yaklaşık 27-32 saattir. Oral plazma klerensi (Cloral ) yaklaşık 0.6 L/dakika olup bunun yaklaşık % 7 si renal klerenstir Ana metabolitlerinin yarılanma ömürleri daha uzundur. Essitalopram ve ana metabolitleri esas olarak metabolitleri şeklinde idrarla atılır.

 

Yaşlılarda farmakokinetik

65 yaş üstündeki kişilerde, eğri altı alan (EAA) ve t½ yaklaşık % 50 artarken, tmaks değişmez (‘Pozoloji ve uygulama şekli’ bölümüne bakınız).

 

Karaciğer bozukluğunda farmakokinetik

Karaciğer işlevleri azalmış hastalarda essitalopram farmakokinetiği araştırılmamıştır. Bu hasta grubunda, sitalopram klerensi % 37 azalır ve yarılanma ömrü iki kat uzar. Sitalopram enantiyomerleri ayrı ayrı araştırılmadığından, bu hastalarda dikkatli olunmalıdır (‘Pozoloji ve uygulama şekli’ bölümüne bakınız).

 

Böbrek bozukluğunda farmakokinetik

Böbrek işlevleri hafif ve orta derecede azalmış kişilerde, sitalopram klerensi % 17 azalır; bu hastalarda doz ayarlaması gerekmez. Böbrek işlevleri ileri derecede bozulmuş (kreatinin klerensi < 20 ml/dakika) kişilerde essitalopram farmakokinetiğine ilişkin veri bulunmamaktadır (‘Pozoloji ve uygulama şekli’ bölümüne bakınız).

 

Polimorfizm:

CYP2C19’bakımından zayıf metabolize edenlerde essitalopram plazma konsantrasyonun normal metabolizörlerden 2 kat yüksek olarak bulunmuştur. CYP2D6 bakımından zayıf metabolize edenlerde bir değişiklik gözlenmemiştir. 

 

Polimorfizm

CYP2C19’un zayıf metabolize edicilerinin, hızlı metabolize edicileriyle karşılaştırıldığında, iki kat daha yüksek essitalopram plazma konsantrasyonuna sahip olduğu gözlenmiştir. CYP2D6’nın zayıf metabolize edicilerinin, essitalopramın açığa çıma oranına belirgin bir değişikliğe neden olduğu görülmemiştir(Kullanım şekli ve dozu bölümüne bakınız).

 Endikasyonlar

• Majör depresif bozukluk
• Agorafobili veya agorafobisiz panik bozukluğu,
• Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi),
• Yaygın anksiyette bozukluğu,
• Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) tedavilerinde kullanılır.

 Doz Aşımı

Toksisite

Essitalopramın doz aşımına ilişkin klinik veri kısıtlıdır. Bununla birlikte, 190 mg doza alınan essitalopramın ciddi semptomlara neden olmadığı bildirilmiştir.

 

Semptomlar

Aşırı dozda (600 mg’dan fazla) rasemik sitalopram alınmasına bağlı belirtiler: baş dönmesi, terleme,  tremor, ajitasyon, uyuklama hali, bilinç kaybı, nöbetler, taşikardi, EKG’de ST-T değişimleriyle seyreden farklılaşmalar, QRS kompleksinin genişlemesi, QT aralığında uzama, aritmiler, solunum depresyonu, kusma, rabdomiyoliz, metabolik asidoz ve hipokalemidir. Essitalopramın aşırı dozda alınması sonucunda da benzer belirtilerle karşılaşılması beklenir.

 

Tedavi 

Spesifik bir antidotu mevcut değildir. Hava yolu açık tutulmalı ve hastanın uygun düzeyde oksijenlenerek solunum işlevlerini yerine getirmesi güvence altına alınmalıdır. Oral alımından sonra olası en kısa zaman içerisinde gastrik lavaj yapılmalıdır. Aktif kömür kullanımı düşünülmelidir. Genel semotomatik destek tedavisinin uygulandığı süre boyunca kardiyak ve yaşamsal işaretler izlenmelidir.

 Saklama Koşulları

25°C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

ÇOCUKLARIN GÖREMEYCEĞİ, ERİŞEMEYECEĞİ YERLERDE VE ANBALAJINDA SAKLAYINIZ.

 Ticari Sunum Şekli ve Ambalaj İçeriği

Kutuda, PVC/PE/PVDC-Aluminyum blister ambalajlarda 28 film tablet.

 Piyasada mevcut diğer farmasötik dozaj şekilleri

28 film tabletlik ambalajlarda, ESLOREX® 10 mg Film Tablet.