İlaç Ara
 
 
 

SINORETIK FORT 30 TABLET SINORETIK FORT 30 TABLET

Grubu :   Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu :   İEGM Tüm İlaç
Firma :   Zentiva Sağlık Ürünleri San.ve Tic.A.Ş.
Etkin Madde :   lisinopril
ATC Kodu :   C09BA03
ATC Açıklaması :   Lisinopril ve diüretikler
Kamu Kodu :   A07312
Barkodu :   8699502012868
Patent :   Jenerik
Fiyatı :  
Reçete Tipi :   NORMAL REÇETE
Etken Madde Kodu :   SGKFBN-LISINOPRIL+HIDROKLOROTIAZID Ağızdan katı
Temin :   İlacınızı sadece eczaneden alınız!
Bütçe Eş Değer Kodu :   E036C
Fiziksel Özellikleri :   Beyaz,kristal toz
Terapotik Kategorileri :   Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü;Antihipertansif
Durumu :   Şuan eczanelerde satılıyor.
    
  SINORETIK FORT 30 TABLET Barkodu

 

 

İlaç Prospektüsü İlaç Prospektüsü

 

 Farmasötik Şekli

Fort Tablet

 Formülü

Her tablette

Lisinopril............................................................................................................................... 20 mg

Hidroklorotiyazid................................................................................................................... 25 mg

 

 Kullanım Şekli ve Dozu

Sinoretik fort, orta derece veya şiddetli hipertansiyon tedavisinde tercih edilmelidir. Monoterapiyle veya diğer ilaçlarla kontrol altına alınamayan hastalarda Sinoretik veya Sinoretik fort tedavisine geçilebilir.

Doz, her hastada alınan yanıta göre ayarlanmalıdır. Genellikle 20 mg lisinopril + 12.5 mg hidroklorotiyazid yeterli kontrolü sağlar. Bu dozun yeterli olmadığı hastalarda hidroklorotiyazidin dozu yükseltilmek istendiğinde, Sinoretik fort (20 mg lisinopril + 25 mg hidroklorotiyazid) kullanılmalıdır.

Sinoretik fort tabletin önerilen başlangıç tedavi dozu günde 1 tablettir. Gerekli durumlarda, günde iki kez kullanılabilir.

Kreatinin klerensi 30 ml/dakikanın üzerinde olan hastalarda normal doz kullanılabilir. Ağır böbrek yetmezliği olanlarda, tiyazid türevi diüretik yerine bir kıvrım diüretiği lisinopril tedavisine eklenmelidir. Bu nedenle, kreatin klerensi düşük olan hastalarda Sinoretik fort kullanılması önerilmez.

 

 Farmakodinamik özellikler

Sinoretik fort, bir ADE inhibitörü (Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim, ACE) olan lisinopril ile bir tiyazid türevi diüretik olan hidroklorotiyazidin kombinasyonundan oluşan antihipertansif bir preparattır.

Lisinopril, hipertansiyon, miyokard enfarktüsü sonrası koruma ve konjestif kalp yetmezliğinin tedavisinde oral yoldan kullanılan, uzun etkili bir ADE inhibitörüdür. Bir peptidil dipeptidaz olan ADE, anjiyotensin I’in anjiyotensin II’ye dönüşmesini katalize eder. Anjiyotensin II, güçlü bir vazokonstriktör olmanın yanında, adrenal korteksten aldosteron salgılanmasını da sağlar. ADE’nin inhibe edilmesi, anjiyotensin II’nin plazma düzeyinin düşmesine, vazodilatasyona ve kan basıncının düşmesine neden olur. Anjiyotensin II’nin azalması, renin üzerindeki negatif feed-back mekanizmasını azaltarak, plazma renin etkinliğinin artmasına neden olmaktadır.

Hidroklorotiyazid, tiyazid sınıfı bir diüretiktir ve antihipertansif etkiye sahiptir. Böbreklerin distal tubuluslarından elektrolitlerin geri emilimini engeller. Natriüreze, bir miktar potasyum ve bikarbonat atılımı da eşlik eder. Hidroklorotiyazidin diüretik etkisi sonucu, plazma renin aktivitesi ve aldosteron sekresyonu artar ve serum potasyum düzeyi düşer.

Lisinopril, hidroklotiyazid ile kombine kullanıldığında, renin-anjiyotensin-aldosteron eksenini bloke eder ve hidroklorotiyazidin potasyum kaybına yol açan etkisini de azaltır. Klinik araştırmalarda, lisinopril + hidroklorotiyazid kombinasyonunun aditif bir etki gösterdiği, antihipertansif etkinin gözlenme süresinin kısaldığı ve antihipertansif etkisinin yaklaşık 24 saat sürdüğü saptanmıştır.

 Farmakokinetik özellikler

Lisinopril:

Lisinopril, oral yoldan alındıktan sonra yaklaşık % 25 oranında emilir. Tek bir doz lisinopril, antihipertansif etkisini hastaların çoğunda ilk bir saat içinde gösterir. Kan basıncının en düşük değerine ise 6 saat sonra ulaşılır. Lisinoprilin aç ya da tok karnına alınması, emilimini etkilemez. Yaklaşık 6-8 saat sonra en yüksek serum düzeylerine ulaşan lisinoprilin yarılanma süresi ortalama 12 saattir. Lisinopril, plazma proteinlerine bağlanmaz ve metabolize olmadan tümüyle idrarla atılır.

Böbrek yetmezliği olan hastalarda, glomerül filtrasyon hızı dakikada 30 ml’nin altına düşmediği sürece, lisinoprilin yarılanma süresi fazla değişikliğe uğramaz. Böbrek yetmezliği bu sınırı aştığı zaman, lisinoprilin serum düzeyi yükselir, en yüksek ve sabit serum düzeylerine ulaşma süresi uzar.

Sıçanlar üzerinde yapılan araştırmalar, lisinoprilin kan-beyin bariyerini çok az aşabildiğini ve uzun süreli kullanımda herhangi bir dokuda birikim yapmadığını göstermiştir. Radyoaktif 14C ile işaretlenmiş lisinoprilin sıçanlarda süte ve plasentaya geçtiği, ancak fetüse geçmediği saptanmıştır.

Hidroklorotiyazid:

Hidroklorotiyazid oral yoldan alındığında diüretik etkisi 2 saat içinde başlar, 4 saat içinde en yüksek düzeye ulaşır ve yaklaşık 6-12 saat sürer. Hidroklorotiyazid, metabolize olmadan idrarla atılır. Yarılanma süresi ortalama 6-15 saattir. Plasentadan geçerse de, kan-beyin bariyerine penetre olmaz.

İki ilacın birlikte kullanımı, birbirlerinin biyoyararlanım oranını etkilemez. Dolayısıyla bileşiklerin farmakokinetik özelliklerinde, kombine kullanımdan dolayı bir değişiklik olmamaktadır.

 Endikasyonlar

Kombine tedavinin endike olduğu hipertansiyon hastalarında kullanılır.

 Kontraendikasyonlar

Sinoretik fort’un bileşiminde bulunan maddelere karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen kişilerde ve ADE inhibitörleriyle tedavi sırasında anjiyo-ödem görülenlerde kullanılmamalıdır. Bileşiminde bir diüretik olan hidroklorotiyazid bulunduğundan, anürisi olanlarda ve hiperkalemide kontrendikedir.

Gebelik ve laktasyonda kontrendikedir. Renal arter stenozunda kullanılmamalıdır.

 Uyarılar/Önlemler

ADE inhibitörleri seyrek olarak ekstremite, dudaklar, dil ve larinkste anjiyo-ödeme yol açabilir. Anjiyo-ödem görülen hastalarda, lisinopril + hidroklorotiyazid tedavisi derhal kesilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Yüz ve dil ile sınırlı kalan şişmeler çoğunlukla tedavi edilmeden geçer ancak antihistaminiklerin faydası olabilir.
 
Gırtlakta görülen anjionörotik ödem fatal olabilir. Dil, glotis ve larenksi kapsayan şişmlerde hava yolu tıkanabilir. Bu gibi durumlarda 1:1000 oranında adrenalin solüsyonu ( 0.3 ml ile 0.5 ml arasında) subkutan olarak uygulanmalıdır.
 
ADE inhibitörü tedavisi ile ilgisi olmayan hastalar, ADE inhibitörlerini kullandıklarında anjiödem riski oluşabilir.
 
Diyaliz hastaları gibi su ve tuz kaybı olanlarda lisinopril, hipotansiyona neden olabilir.
 
Diğer bir ADE inhibitörü olan kaptoprilin agranülositoza yol açtığı bildirilmiştir. Lisinoprilin benzer bir etkisi olup olmadığı konusunda eldeki veriler yeterli olmadığından, lisinopril kullananlarda (özellikle kolajen doku hastalığı ve böbrek hastalığı olanlarda) düzenli lökosit sayımı yapılması önerilir.
 
Genel kural olarak tiyazid türevi bileşikler, ağır böbrek yetmezliği olanlarda dikkatli kullanılmalıdır. Bu grup hastalarda tiyazidler azotemiyi şiddetlendirebilir, ayrıca ilaç birkimi görülebilir.
 
Karaciğer yetmezliği olanlarda sıvı-elektrolit dengesindeki küçük değişiklikler hepatik komayla sonuçlanabileceğinden, diüretikler dikkatli kullanılmalıdır.
 
Tiyazidler lityum tuzlarıyla birlikte kullanılmamalıdır. 
 
Lisinopril, renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini bloke ettiği için, duyarlı kişilerde böbrek işlevlerinin bozulmasına yol açabilir. Böbrek işlevleri büyük oranda renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin kontrolünde olan konjestif kalp yetmezliği hastalarında, ADE inhibitörleri oligüri ve progresif azotemiye neden olabilir. Tedavi öncesinde böbrek yetmezliği olanlarda, lisinopril tedavisi sırasında kan üre ve serum kreatinin düzeylerinde yükselme görülebilir. Bu gibi durumlarda lisinoprilin dozu azaltılır ve/veya diüretik tedavisine son verilir.
 
Aortik stenozis ve hipertonik kardiomiyopati, diger tüm vazodilatörlerde olduğu gibi ADE inhibitörleri sol ventrikül bozukluğu olan hastalara verilirken dikkatli olunmalıdır.
 
Hemodiyaliz hastalarında Sinerotik fort kullanımı önerilmez. Yüksek-flux membran kullanılan diyaliz hastalarında eş zamanlı ADE inhibitörü verildiğinde anaflaktik reaksiyon görülme şansı yüksektir. Bu tür hastalarda farklı bir diyaliz membran ya da farklı bir grup antihipertansif kullanılmalıdır.
 
Ameliyata hazırlanan veya büyük bir hipotansiyona neden olabilecek anestezi altında bulunan hastalarda Sinoretik fort kompensatuvar renin salgılanmasına sekonder angiyotensin II oluşumunu bloke edebilir. Bu mekanizma ile hipotansiyon görüldüğünde volüm yüklenerek düzeltilebilir.
 
Desensitizasyon tedavisi süresince (örneğin hymenoptera venom), ADE inhibitörü kullanan hastalarda devamlı olarak anafilaktik reaksiyonlar görülebilir.
Bu reaksiyonlar her desensitivasyon tedavisi öncesi ADE inhibitörünü tedavisini geçici olarak durdurmakla önlenebilir.
 
Lisinopril + hidroklorotiyazid kombinasyonuyla tedavi edilen hastaların (özellikle böbrek yetmezliği ya da diabetes mellitusu olanlarda ya da ek olarak potasyum tutucu diüretik kullananlarda) seyrek olarak hiperpotasemi ( > 5.7 mEq/l) görülmüştür. Bu hastaların çoğunda, tedavi kesilmediği halde hiperpotasemi düzelmiştir. Lisinopril + hidroklorotiyazid kombinasyonuyla tedavi edilenlerde, potasyum suplemanları dikkatli kullanılmalıdır.
 
Hidroklorotiyazid kullananlarda elektrolit düzeylerinin düzenli izlenmesi önerilir. Diyabetlilerde insülin ya da oral hipoglisemik ilaçların dozlarının ayarlanması gerekebilir. Tiyazid türevleri hiperglisemiye yol açabilir. Bu nedenle, tiyazid tedavisi sırasında latent diabetes mellitus manifest duruma geçebilir.
 
Tiyazid türevleri magnezyum atılımını artırdığı için, hipomagnezemiye neden olabilir. Tiyazidler ayrıca, idrarla kalsiyum atılımını azaltır ve hiperkalsemi gelişebilir. Kolesterol ve trigliserit düzeyinin yükselmesi, tiyazid kullanımına bağlı olabilir.
 
Tiyazid tedavisi bazı hastalarda hiperürisemi veya gut oluşturabilir. Fakat lisinopril ürineri ürik asiti artırabilir ve hidroklorotiyazidin hiperürisemik etkisini azaltabilir.
 
Allerji ve bronşiyal astım hikayesi olan veya olmayan ve tiyazid kullanan kişilerde duyarlılık oluşabilir. Sistemik Lupus Erythematosus şiddetlenebilir.
 
ADE inhibitörü kullananlarda öksürük rapor edilmiştir. Tedavi bırakıldığında öksürük ortadan kalkar.
 
Kolesterol ve trigliserit düzeyinin yükselmesi, tiyazid kullanımına bağlı olabilir. Yapılan testlerde lisinopril + hidroklorotiyazid kombinasyonu mutajenik etki göstermemiştir. Lisinopril ile yapılan hayvan araştırmalarında, tümörojenik ya da karsinojenik etkisinin olmadığı ve fertilite işlevlerini etkilemediği saptanmıştır. Hidroklorotiyazid ile yapılan araştırmalar, hayvanlarda karsinojenik, genotoksik etkisinin olmadığını ve fertiliteyi etkilemediğini ortaya çıkarmıştır.
 
Gebelik ve Emzirme döneminde kullanım:
 
Gebelik
Gebelik Kategorisi  D
Sinoretik fort gebelikte kontrendikedir. ADE inhibitörleri gebelik sırasında uygulandığında, fetal ve neonatal morbidite ve mortaliteye neden olabileceğini gösteren veriler bulunmaktadır.
 
Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde uzun süreli ADE inhibitörleri kullanımının fetotoksisite (böbrek fonksiyonlarında azalma, oligohidramniyoz, kafa tası kemikleşmesinde gecikme) ve neonatal toksisite (böbrek yetmezliği, hipotansiyon, hiperkalemi) oluşturacaği bilinmektedir.
 
Gebelik tespit edilir edilmez ADE inhibitörü kullanımı bırakılmalı ve fetüs gelişimi düzenli bir şekilde izlenmelidir. Gebeliği planlayan kişilerde diğer ADE inhibitörleri gibi Sinoretik fort kullanılmamalıdır. Hamile kalabilecek kadınlar ADE inhibitörlerinin riskleri hakkında bilgilendirilmeli ve tedaviye başlanıp başlanılmayacağı tartışılmalıdır.
 
Başka bir ADE inhibitörü olan enalapril, neonatal dolaşımdan peritoneal diyalizle uzaklaştırılabilmektedir. Lisinoprilin neonatal dolaşımdan peritoneal diyaliz ile uzaklaştırılabileceğine ilişkin bir bilgi yoktur.
 
Emzirme
Lisinoprilin insanlarda anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Sıçanlarda lisinoprilin anne sütüne geçtiği gözlenmiştir. Emziren kadınlarda Sinoretik fort kullanımı önerilmez.
 
Hidroklorotiyazidin hamileliğin üçüncü trimesterindeki kullanımını feto-plasental iskemi ve büyüme geriliğine sebep olabilir. Ayrıca neonatlarda nadir olarak hipoglisemi, trombositopeni gözlenmiştir. Hidroklorotiyazid plazma hacmini ve uteraplasental kan akışını azaltabilir.
 
Eğer tiazidler hamilelikte hipertansiyon, ödem veya preeklampsi durumlarında kullanılırsa plazma hacminde azalma ve plasental hipoperfuzyon gözlenebilir.Tiazid diüretikleri hamilelikte fizyolojik ödemde kullanılmamalıdır.
 
Hidroklorotiyazid anne sütüne geçer. Tiyazitlerin emziren kadınlarda süt miktarını azalttığı gözlenmiştir. Sülfonamit benzeri grublara hassasiyet, hipokalemi, nükleer ikteri oluşabilir.
 
Çocuklardaki kullanımı:
Sinoretik fort’un çocuklarda güvenilirliği ve etkinliği konusunda elde yeterli veri yoktur.
 
Araç ve Makine kullanımı üzerine etkisi:
Antihipertansif ilaçlar, ortostatik ve hipotansif belirtilere yol açabileceğinden, araç ve makine kullanımını olumsuz etkileyebilir.

 Yan Etkiler/Advers Etkiler

Yapılan klinik araştırmalarda, lisinopril + hidroklorotiyazid kombinasyonuna özgü bir yan etki gözlenmemiştir. Bildirilen yan etkiler, lisinopril ya da hidroklorotiyazid monoterapisine özgü etkilerdir ve genellikle hafif ve geçicidir.

Kombine tedavi sırasında en sık görülen advers etkiler sırasıyla göz kararması, baş ağrısı, öksürük, halsizlik, ortostatik reaksiyonlardır.

Öksürük, genelde hafif ve geçici karakterdedir. Ancak, bazen inatçı ve hastanın tolere edemeyeceği şiddette olabildiğinden, Sinoretik fort tedavisinin kesilmesini gerektirebilir. Genellikle 1-2 haftalık bir süre içinde kaybolmaktadır. Bu süreden daha uzun süren inatçı öksürüklerde, ADE-inhibitörleri veya kombinasyonları ile tedavi gözden geçirilmeli ve tercihen başka bir ilaç grubu seçilmelidir.

Diyare, bulantı, kusma, pankreatit, kaşıntı, ağizda kuruluk, gut, çarpıntı, göğüste rahatsızlık hissi, kas krampları , parestezi, güçsüzlük, asteni, impotans nadiren görülür.

Laboratuvar bulgular: Laboratuvar testleri üzerindeki etkileri nadiren klinik düzeyde önemlidir. Nadiren hiperglisemi, hiperürisemi, hipokalemi görülmüştür. Daha önce böbrek yetersizliği olmayan hastalarda kandaki üre nitrojen ve serum kreatininde minör bir artış gözlenmiştir.

Lisinopril: Muhtemelen riski yüksek hastalarda aşırı hipertansiyona sekonder, miyokardial enfarktüs veya serabrovascular aksidan, taşikardi, abdominal ağrı, davranış değişiklikleri, mental konfüzyon, ürtiker, diaforez, hiponatremi, üremi, oligüri/anüri, böbrek bozukluğu, akut böbrek yetmezliği, pankreatit, hepatit (hepatosellüler veya kolestatik) ve sarılık görülebilir. Lökopeni ve trombositopeni de gözlenmiştir fakat bir bağlantı bulunamamıştır.

Hidroklorotiazid: Anoreksi, gastrik irritasyon, kabızlık, sarılık intrahepatik kolestatik sarılık), sialoadenit, vertigo, pankreatit, ksantopsi, lökopeni, agranülositoz, trombositopeni, aplastik anemi, purpura, fotosensitive, ürtiker, nekroze damar iltihabı (vaskülit, kuteneus vaskulit), ateş, pnömoni, pulmoner ödem dahil solunum distresi, anaflaktik reaksiyonlar, hiperglisemi, glikozüri, hiperürisemi, hiponatremi dahil elektrolit dengesizlik, kas spazmı, huzursuzluk, geçici bulanık görme, böbrek yetmezliği, böbrek bozukluğu, interstisyel nefrit görülebilir.

Lisinopril + hidroklorotiyazid kombinasyonuyla tedavi edilenlerde, kan üre ve kreatinin düzeyinde hafif yükselmeler görülebilir. Ayrıca bazı hastalarda hemoglobin ve hematokrit değerlerinde de düşüşler gözlenmişse de, bu düşüşler klinik önemi olmayacak kadar azdır.

Lisinopril + hidroklorotiyazid tedavisi sırasında serum transaminazlarında ve bilirubin düzeylerinde seyrek olarak yükselme görülebilir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

 İlaç etkileşmeleri

Lisinopril ve hidroklorotiyazidin karaciğerde metabolize olmaması nedeniyle, sitokrom (CYP450) düzeyinde etkileşimi beklenmemektedir. Ayrıca, plazma proteinlerine her ikisi de bağlanmadığından, plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanan başka ilaçlarla da geçimsizlik beklenmemektedir.

Diüretik tedavisi görenlere, ek olarak lisinopril veya başka bir antihipertansif ilaç verildiğinde hipotansiyon görülebilir. Bu etkiyi önlemek amacıyla, ya önceden diüretik tedavisi durdurulmalı, ya da lisinoprile başlamadan önce hastaya verilen tuz miktarı artırılmalı ve lisinopril düşük dozda (5 mg) verilmelidir.

Lisinopril, indometasinle birlikte verildiğinde, indometasinin etkinliği azalabilir. Tiyazidlerin neden olduğu potasyum kaybını azaltan lisinopril, spironolakton gibi potasyum tutucu diüretiklerle ya da potasyum suplemanlarıyla birlikte kullanıldığında, hiperpotasemi görülebilir.

ADE inhibitörleri lityum tuzlarıyla birlikte kullanıldığında, lityum entoksikasyonu görülebilir. Diüretikler, lityum tuzlarının atılımını azaltır ve lityum toksikasyonuna yol açabilir. Bu yüzden, hidroklorotiyazid lityum tuzlarıyla birlikte kullanılmamalıdır.

Hidroklorotiyazid, alkol, barbitürat ya da narkotiklerle birlikte kullanıldığında, ortostatik hipotansiyon görülebilir.

Siklosporin ile beraber kullanımı hiperkalemi riskinde artış olusturabilir.

Hidroklorotiyazid, glukoz metabolizmasıyla etkileştiğinden, diyabetik hastalarda verilen antidiyabetik ilaçların dozunun ayarlanması gerekebilir.

Kolestramin ve kolestipol resinleri, hidroklorotiyazide bağlanarak emilimini büyük oranda engeller. Bu nedenle hidroklorotiyazid en az iki saat önce verilmelidir.

Kortikosteroidler ve ACTH, hidroklorotiyazidin hipopotasemik etkisini artırabilir. Hidroklorotiyazid, iskelet kası relaksanlarının etkisini artırabilir.

Non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAID), diüretiklerin diürez, natriürez ve antihipertansif etkilerini azaltır. Dolayısıyla NSAID kullananlara Sinoretik fort verirken, yeterli antihipertansif etki elde edilip edilmediği dikkatle izlenmelidir.

 Doz Aşımı

Lisinopril + hidroklorotiyazid kombinasyonunun aşırı doz alımıyla ilgili deneyim yoktur. Tedavide semptomatik ve destekleyici önlemler alınır. Hasta kusturulmaya çalışılır ve/veya midesi yıkanır. Elektrolit dengesizliği, dehidratasyon ve hipotansiyona karşı önlemler alınmalıdır. Lisinopril hemodiyaliz ile uzaklaştırılabilmektedir.

Lisinopril: En fazla görülebilecek doz aşımı sendromu hipotansiyondur. Tedavide normal salin solüsyonu infüzyon olarak verilebilir.  Anjiyotensin II uygulaması yararlı olabilir.

Lisinopril hemodiyaliz ile genel dolaşımdan uzaklaştırılabilir.

Hidroklorotiazid: En yaygın görülen semptomlar vücutta elektrolit eksikliği (hipokalmi, hipokloremi, hiponatremi) ve aşırı diürezden kaynaklanan dehidratasyondur. Eğer digital ile aynı anda kullanılmış ise hipokalemi kardiak aritmiyi kuvvetlendirir.

 

 Saklama Koşulları

30°C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerlerde ve ambalajında saklayınız.

 Ticari Sunum Şekli ve Ambalaj İçeriği

Her tablette 20 mg lisinopril ve 25 mg hidroklorotiyazid bulunan 30 tabletlik ambalajlarda.

 Piyasada mevcut diğer farmasötik dozaj şekilleri

Sinoretik tablet: Her tablette 20 mg lisinopril + 12.5 mg hidroklorotiyazid bulunan 30 tabletlik ambalajlarda.

 

Eş Değer İlaçlar

   

 

ilacsozlugu.com Uyarısı !

Hiçbir ilacı doktorunuza ya da eczacınıza danışmadan kullanmayınız. Unutmayınız ki, internet sitelerinde ilaçlar hakkında verilen bilgiler, bir uzmanın sizi muayene ederek vereceği reçetenin yerini tutmaz. Bu sayfada SINORETIK FORT 30 TABLET kullananlar veya diğer kişiler ilaç hakkında yorum yapamaz.

 

 

Kimyasal Yapısı (2D)

 

SINORETIK FORT 30 TABLET Kimsayal Yapısına ait grafik bulunamadı.

 

SINORETIK FORT 30 TABLET ilacı için aranan kelimeler


|