İlaç Ara
 
 
 

DOLORIN COLD  10 TABLET DOLORIN COLD 10 TABLET

Grubu :   Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu :   İEGM Tüm İlaç
Firma :   DİNÇTAŞ
Etkin Madde :   Ibuprofen
ATC Kodu :   R05X
ATC Açıklaması :   Diğer Soğuk Algınlığı Preparatları
Kamu Kodu :  
Barkodu :   8699599010112
Patent :   20 YIl
Fiyatı :   2,54 TL
Reçete Tipi :   NORMAL REÇETE
Etken Madde Kodu :   -
Temin :   İlacınızı sadece eczaneden alınız!
Bütçe Eş Değer Kodu :   -
Fiziksel Özellikleri :   Beyaz,kristal toz
Terapotik Kategorileri :   Siklooksijenaz inhibitörü,analjezik,antiinflamatuar.
Durumu :   Şuan eczanelerde satılıyor.
    
  DOLORIN COLD  10 TABLET Barkodu

 

 

İlaç Prospektüsü İlaç Prospektüsü

 

 Farmasötik Şekli

Tablet

 Formülü

Her bir tablet 200 mg ibuprofen ve 30 mg psödoefedrin hidroklorür içerir.

 Farmakodinamik özellikler

İbuprofen; antienflamatuar, analjezik ve antipiretik etki­lere sahip non steroid antienflamatuar bir ilaçtır. Etki mekanizması tam olarak anlaşılmamış olmakla birlikte, etkisini siklooksijenaz enzimi ve prostaglandin sentezini in­hibe ederek gösterdiği düşünülmektedir.

Psödoefedrin, alfa ve beta reseptörlerinin her ikisini de doğrudan stimüle eden sempatomimetik ve dekonjestan etkili bir ilaçtır. Alfa adrenerjik reseptörlerini doğrudan uyararak solunum yolları mukozasında vasokonstrüksiyona sebep olarak dekonjestan etkiye, beta adrenerjik reseptörleri doğrudan uyararak bronkodilatör etkiye, kalp hızı ve kasılmasında artışa sebep olur

 Farmakokinetik özellikler

İbuprofen; oral kullanımda mide-barsak kanalından yaklaşık %85 oranında ve hızla emilir. Plazma doruk konsantrasyonuna 1-2 saatte erişir. Yüksek oranda (%99) plazma proteinlerine bağlanır. İbuprofenin analjezik etkisi ağızdan alımdan itibaren 30-60 dakikada başlar. Etki süresi 4 -6 saattir. Besinlerle birlikte alınması, emilim hızını ve derecesini azaltır. İbuprofen, karaciğerde metabolize olur. Erişkinlerde eliminasyon yarı ömrü 2-4 saattir. İbuprofen esas olarak idrar yolu ile atılır.
 
Psödoefedrin; oral kullanımda hızla emilir. Dekonjestan etkisi 15-30 dakikada başlar ve 4-6 saat sürer. Eliminasyon yarı ömrü 9-16 saattir. Psödoefedrin kısmen karaciğerde metabolize olur. %70-90 oranında değişmeden idrar yolu ile atılır.

 Endikasyonlar

Grip ve soğuk algınlığına bağlı ortaya çıkan semptomların tedavisinde endikedir.

 Kontraendikasyonlar

Daha önce ibuprofen, aspirin veya diğer non-steroidal antienflamatuar (NSAİİ)’lar, psödoefedrin veya diğer adrenerjik ilaçlara karşı astım, rinit, ürtiker, nazal polipozis, anjioödem gibi aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişen hastalarda kontrendikedir.  
Hamileliğin son 3 ayında kullanılmamalıdır.
 
Dolorın Cold, geçmişte NSAİİ tedavisine bağlı gastrointestinal kanama (iki yada daha fazla kanıtlanmış, belirgin ülserasyon yada kanama episodu şeklinde tanımlanan) ya da perforasyon öyküsü bulunan hastalarda, önceden geçirilmiş veya halen aktif ülseratif kolit, Crohn hastalığı, rekürran peptik ülseri olan hastalarda kullanılmamalıdır.
 
Şiddetli hipertansiyon ve taşikardinin eşlik ettiği hastalıklarda ve koroner arter hastalığı olan kişilerde kontrendikedir.
 
Son on dört gün içinde mono amino oksidaz inhibitörleri (MAO) ile tedavi alanlarda kontrendikedir.
 
Dolorın Cold, şiddetli kalp yetmezliğinde kontrendikedir.
 
Dolorin Cold koroner bypass cerrahisi öncesi veya sonrası dönemde kullanılmamalıdır.
7 günden uzun süren soğuk algınlığında veya hekime danışılmadan 3 günden uzun süren ateşli halde kullanılmamalıdır.
 

 Uyarılar/Önlemler

İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gereken etkili en düşük doz en kısa süre ile kullanılarak en aza indirilebilir. (Kullanım şekli ve dozu bölümüne ve aşağıdaki gastrointestinal ve kardiyovasküler risklere bakınız).
 
Tanısı konmuş veya şüpheli konjenital uzamış QT sendromu veya Torsades de Pointes hastalarında kullanımından kaçınılmalıdır.
 
Bronşiyal astımı olan veya önceden geçirilmiş astımı olan hastalara uygulanırken dikkatli olunmalıdır, çünkü bu gibi hastalarda ibuprofenin bronkospazma neden olduğu bildirilmiştir.
 
Gastrointestinal sistem rahatsızlığı bulunan hastalarda, peptik ülserasyon, kanama ve perforasyon ihtimali nede­ni ile diğer nonsteroidal antienflamatuar ilaçlar gibi, Dolo­rin Cold mümkünse kullanılmamalı, kullanma zorunluluğu varsa, çok dikkatle ve hekim kontrolü altında kullanılmalıdır.
Görme bozukluğu (bulanık görme, görme azalışı veya renk ayırımında güçlük) ve glokom ortaya çıkması halinde, Dolorin Cold kullanımının durdurulması gerekir.

Renal, hepatik yada kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü NSAİİ’lerin kullanımı renal fonksiyonlarda bozulma ile sonuçlanabilir. Bu hastalarda doz mümkün olan en düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.

Sıvı retansiyonu ve ödem olguları bildirildiğinden, kalp yetmezliği veya hipertansiyonu bulunan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.
Diğer non-steroidal antienflamatuar ilaçlar gibi, Dolorin Cold bazı hastalarda, karaciğer fonksiyon testlerinde (SGOT, SGPT) artışlara yol açabilir. Ancak, bu değerlerin devamlı artış gösterdiği ve özellikle karaciğer fonksiyon bozukluğunun klinik belirtilerinin de ortaya çık­tığı hastalarda, Dolorin Cold kullanımı durdurulmalıdır.
Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi ibuprofen enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir.

Aspirine karşı şiddetli allerjik reaksiyon gösteren hasta­larda bu ilaç kullanılmamalıdır. Her ne kadar Dolorin Cold aspirin veya salisilat içermese de çapraz reaksiyon oluşa­bilir.
Aritmiler, diabetes mellitus, prostat hipertrofisi, hipertansiyon, glokom, böbrek yetmezliği, tiroid fonksiyon bozukluklarında Dolorin Cold kullanımından kaçınılmalıdır.
Tiroid hastalığı, kalp hastalığı ve prostat glandı büyüklüğüne bağlı idrar zorluğu olan hastalar, bu ilacı kullanmadan önce hekime danışma­lıdır. Belirtilen dozun dışında yüksek dozlarda alındığında sinirlilik hali, uyku ve nadiren baygınlık hali oluşabilir.
Psödoefedrin içerdiğinden 60 yaş ve üzeri hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.
 
Kardiyovasküler ve serebrovasküler etkiler
Hipertansiyon ve/veya hafif ile orta derecede konjestif kalp yetmezliği hikayesi olan hastaların uygun şekilde izlenmesi ve kendilerine durumlarına ilişkin önerilerde bulunulması gereklidir, çünkü NSAİİ tedavisi ile ilişkili olarak sıvı retansiyonu ve ödem bildirilmiştir.
 
Klinik çalışma verileri ibuprofen kullanımının, özellikle yüksek bir dozda (2400 mg/gün) ve uzun dönemli tedavide, arteriyel trombotik olaylarda ( örneğin miyokard enfarktüsü yada inme) küçük bir risk artışı ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.

Bütünü ile ele alındığında epidemiyolojik çalışmalar, düşük doz ibuprofenin (örn. ≤ 1200 mg/gün), özellikle miyokard enfarktüsü olmak üzere arteriyel trombotik olay riskinde artış ile ilişkili olduğunu düşündürmemektedir.

Kontrol altında olmayan hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, bilinen iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve /veya serebrovasküler hastalığı olan hastalar mutlaka bir değerlendirmeden sonra ibuprofen ile tedavi edilmelidir. Benzeri bir değerlendirme, kardiyovasküler olaylara yönelik risk faktörleri (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara) olan hastalarda uzun dönemli bir tedaviyi başlatırken de yapılmalıdır.
 
Gastrointestinal (Gİ) kanama ve perforasyon riski
NSAİ ilaçlarla tedavi edilen hastalarda herhangi bir zamanda, gastrointestinal kanama, ülserasyon yada perforasyon gibi ciddi gastrointestinal toksisite oluşturabilir. Bu advers olaylar fatal olabilir ve önceden uyarıcı bir semptom vererek yada vermeksizin veya önceden ciddi gastrointestinal olay öyküsü bulunarak yada bulunmaksızın ortaya çıkabilir.

Gastrointestinal kanama riski, ülserasyon yada perforasyon, ülser öyküsüne sahip hastalarda (özellikle kanama yada perforasyon ile komplike olmuş ise) ve yaşlılarda, artan ibuprofen dozları ile birlikte daha yüksektir. Bu hastalarda tedavi mümkün olan en düşük dozda başlanmalıdır.
Gastrointestinal hastalık öyküsü olan hastalar özellikle de yaşlı hastalar, tedavinin başlangıç dönemlerinde, olağan dışı herhangi bir abdominal semptomu (özelikle gastrointestinal kanama) bildirmelidir.

Yaşlı hastalarda NSAİ ilaçlara karşı artan sıklıkta advers reaksiyon (özellikle ölümcül olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyon) mevcuttur.

Böbrekler üzerindeki etkiler
Önemli ölçüde dehidratasyonu olan hastalarda ibuprofen tedavisi başlatılırken dikkatli olunmalıdır.
Diğer NSAİİ’ler ile olduğu gibi uzun dönemli ibuprofen uygulaması renal papiller nekroz ve başka patolojik renal değişiklikler ile sonuçlanmıştır.
Renal toksisite ayrıca renal prostaglandinlerin renal perfüzyonunun sürdürülmesini destekleyici bir rolü bulunan hastalarda görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ uygulaması prostaglandin sentezinde doza bağlı bir azalmaya ve ikincil olarak böbrek yetmezliğini hızlandırabilen böbrek kan akımında azalmaya neden olabilir. Böyle bir reaksiyon riski en yüksek olanlar, böbrek fonksiyonları bozuk olanlar, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlar, diüretik ilaç ve anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (ADE) alanlar ve yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin kesilmesi genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülmesini sağlar.

Hematolojik etkiler
İbuprofen, diğer NSAİİ’ler gibi trombosit agregasyonunu inhibe edebilir ve kanama zamanını uzatabilir.

Aseptik menenjit
İbuprofen tedavisindeki hastalarda nadiren aseptik menenjit gözlenmiştir. Sistemik lupus eritematosus ve ilişkin bağ dokusu hastalıklarında daha büyük bir olasılıkla oluşmasına rağmen altta yatan kronik hastalığı olmayanlarda da aseptik menenjit bildirilmiştir.

Deri reaksiyonları
Çok ender durumlarda NSAİİ’lerin kullanımı ile ilişkili olarak eksfoliyatif dermatit, Stevens Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz dahil olmak üzere, bazıları ölümcül olan ağır deri reaksiyonları bildirilmiştir. Hastalarda bu tür reaksiyon riskinin tedavinin erken dönemlerinde de en yüksek olduğu görülmektedir. Olguların büyük bir çoğunluğunda reaksiyonun ortaya çıkışı tedavinin ilk ayı içinde olmuştur. Deri döküntüleri, mukozal lezyonlar yada diğer aşırı duyarlılık bulguları belirir belirmez ilaç kesilmelidir.
 
Hamilelik ve Emzirme Esnasında Kullanımı

Gebelik kategorisi: C/D ( 3. trimester)’dir.
İnsanlarda ibuprofen uygulaması ile ilişkili olarak konjenital anomaliler bildirilmiştir; ancak bunların sıklığı azdır ve belirgin bir patern izlemedikleri görülmektedir. NSAİİ’ lerin fötal kardiyovasküler sistem üzerindeki etkileri nedeni ile (duktus arteriyozus’un kapanması) gebeliğin geç döneminde ( 3. trimester) kullanılması kontrendikedir. Doğum ve doğum eylemi öncesinde Dolorin Cold kullanılmamalıdır.
Hamilelik ve süt verme süresince Dolorin Cold kullanılması tavsiye edilmez.

Araç ve makine kullanma yeteneği üzerine etkileri
Dolorin Cold tablet alanlar, araç ve makine kullanırken dikkatli olmalıdırlar.

 Yan Etkiler/Advers Etkiler

Dolorin Cold’un içindeki ibuprofen için bildirilen advers olayların paterni, diğer NSAİİ’ler ile bildirilenlere benzer niteliktedir.
 
İmmun sistem bozuklukları
İbuprofen tedavisi sonrası aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar; spesifik olmayan alerjik reaksiyon ve anaflaksi, astım, astımda ağırlaşma, bronkospazm ya da dispne gibi solunum yolu tepkileri, çeşitli deri döküntüleri, pruritus, ürtiker, purpura, anjioödem ve çok ender büllöz dermatozlar (Stevens Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz ve eritema multiforme dahil) şeklinde ortaya çıkabilir.
 
Gastrointestinal bozukluklar
İbuprofene bağlı en sık gözlenen advers olaylar gastrointestinal niteliktedir. İbuprofene bağlı bulantı, kusma, ishal, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık, karın ağrısı, melena, hematemez, ülseratif stomatit, gastrointestinal kanama, kolit ve Crohn hastalığında alevlenme bildirilmiştir.
Psödoefedrine bağlı bulantı, kusma görülebilir.
 
Kardiyovasküler bozukluklar
İbuprofene bağlı NSAİİ tedavisi ile ilişkili olarak ödem, kan basıncında yükselme ve kalp yetmezliği bildirilmiştir. Klinik çalışma verileri ve epidemiyolojik veriler ibuprofen kullanımının, özellikle yüksek bir dozda (2400 mg/gün) ve uzun dönemli tedavide, arteriyel trombotik olaylarda (örneğin miyokard enfarktüsü yada inme) küçük bir risk artışı ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.
Psödoefedrin ile ilişkili aritmi, çarpıntı, taşikardi görülebilir.
 
Genel bozukluklar ve uygulama yerine özgü tablolar
İbuprofen bağlı ödem bildirilmiştir.
Daha seyrek bildirilen ve mutlaka bir nedensellik ilişkisi belirlenmiş olmayan diğer advers olaylar aşağıdadır.
 
Kan ve lenfatik sistem bozuklukları
İbuprofene bağlı trombositopeni, nötropeni, agranülositoz, aplastik anemi ve hemolitik anemi.
 
Psikiyatrik bozukluklar
İbuprofene bağlı depresyon, konfüzyon, halüsinasyonlar, uyuklama, yorgunluk, kırıklık hali
Psödoefedrine bağlı konvülsiyon, baş dönmesi, uyku hali, eksitabilite, halusinasyon, baş ağrısı, uykusuzluk, sinirlilik, geçici uyarılma.
 
Sinir sistemi bozuklukları
İbuprofene bağlı baş dönmesi, baş ağrısı, sersemlik, parestezi.
 
Göz bozuklukları
İbuprofene bağlı görme bozuklukları, optik nörit.
 
Kulak ve labirent bozuklukları
İbuprofene bağlı vertigo, tinnitus.
 
Hepatobiliyer bozukluklar
İbuprofene bağlı hepatit, sarılık, karaciğer testlerinde anormallikler.
 
Deri ve derialtı dokusu bozuklukları
İbuprofene bağlı fotosensitivite reaksiyonları (diğer deri reaksiyonları için immun sistem bozukluklarına bakınız).
Psödoefedrine bağlı aşırı terleme.
 
Renal ve üriner bozukluklar
İbuprofene bağlı interstisiyel nefrit, nefrotik sendrom ve böbrek yetmezliği dahil çeşitli böbrek nefrotoksisite formları, psödoefedrine bağlı dizüri.
 
Kas ve iskelet bozuklukları
Psödoefedrine bağlı titreme ve güçsüzlük.
 
Solunum sistemi bozuklukları
Psödoefedrine bağlı nefes darlığı.
 
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

 İlaç etkileşmeleri

Bazı hastalarda etkileşimler bildirildiği için, aşağıdaki ilaçların herhangi birisiyle tedavi edilmekte olan hastalarda dikkatli olunmalıdır:
 
Aminoglikozidler: NSAİİ’ ler aminoglikozidlerin atılımını azaltabilir.
Antihipertansifler: NSAİİ’ler ADE inhibitörleri gibi antihipertansiflerin etkilerini azaltabilir. Bazı antihipertansif ilaçların (betanidin, guanetidin, me­tildopa, alfa ve beta blokerler gibi) etkisini ters yöne dön­dürebilir.
Antikoagülanlar (örn. varfarin): NSAİİ’ler antikoagülan etkiyi artırabilir
Antitrombositer ajanlar ve selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI): Gastrointestinal kanama riskinde artış.
Aspirin: NSAİİ içeren başka ürünlerde olduğu gibi, artan advers etki potansiyeli nedeni ile, birlikte verilmemesi gerekmektedir.
Bitkisel ekstreler ve besinler: Ginkgo biloba, NSAİİ’lerdeki kanama riskini potansiyelize edebilir. Psödoefedrin ile ephedra (deniz üzümü) ve yohimbe bitkisinin beraber kullanımı hipertansiyona sebep olabilir. Psödoefedrinin besinlerle alımı etki başlama süresini uzatabilir.
Diüretikler: NSAİİ’ler diüretik etkiyi azaltabilir. Diüretikler NSAİİ’lerin nefrotoksisitesini artırabilir.
Kardiyak glikozidler: NSAİİ’ler kardiyak yetmezliği alevlendirebilir. Glomerüler filtrasyon hızını azaltabilir ve plazmada kardiyak glikozid düzeylerini artırabilirler.
Kinolon türevi antibiyotikler: Hayvan verileri, NSAİİ’lerin kinolon antibiyotikleri ile ilişkili konvülsiyon riskini artırabileceğini işaret etmektedir. NSAİİ ve kinolonları birlikte alan hastalarda konvülsiyon gelişme riski artabilir.
COX-2 inhibitörleri ve diğer NSAİİ’ler: Potansiyel aditif etkiler nedeni ile, selektif siklooksijenaz-2 inhibitörleri dahil diğer NSAİİ’ler ile birlikte kullanımdan kaçınılmalıdır.
Kortikosteroidler: NSAİİ’ler ile gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskinde artışa neden olabilirler.
Lityum tuzları ve metotreksat: NSAİİ’ler eliminasyonda azalmaya neden olabilirler.
Mifepriston: NSAİİ’ ler mifepristonun etkilerini azaltabileceği için mifepristondan sonraki 8-12 gün süre ile NSAİİ kullanılmamalıdır.
Siklosporin: NSAİİ’ ler ile nefrotoksisite riskinde artış görülür.
Diğer analjezikler: İki veya daha fazla NSAİİ’ nin beraber kullanımı önlenmelidir.
Psödoefedrin; diğer dekonjestan ürünler, trisiklik antidepresanlar, iş­tah kesiciler, amfetamin benzeri psikostimülanlar ve mo­noamin oksidaz inhibitörleri ile birlikte kullanıldığı zaman, hipertansif kriz görülebilir.
Testlerle etkileşim: Psödoefedrin idrarda amfetamin saptanması testinde yalancı pozitif cevap oluşturabilir.

 Kullanım Şekli ve Dozu

Erişkinler için, semptomlar devam ettiği sürece, her 4 saatte 1 tablet alınır. Semptomlara 1 tabletle yanıt alına­mazsa 2 tablet alınabilir. Ancak 24 saatte alınan tablet sayısı 6'yı geçmemelidir. Daima en küçük etkin doz kul­lanılmalıdır.
Bu ilaçla, mide üzerinde orta derecede yanma veya mide ağrısı olursa, ilaç yiyecekle veya sütle alınabilir. Eğer bu semptomlar orta dereceden fazla olursa veya tekrarlarsa hekime danışılmalıdır.
Hekime danışılmadan 12 yaşın altındakilere bu ürün verilmez.
 

 Doz Aşımı

Doz aşımında acilen hekime başvurulmalıdır. Doz aşımı semptomları; bulantı, kusma, baş dönmesi, bilinç kaybı ve merkezi sinir sistemi ve solunum sistemi depresyonunu kapsamaktadır.

Tedavi; gastrik lavaj, gerekli olduğunda serum elektrolitlerinin düzeltilmesi ve uygun destekleyici önlemleri kapsamaktadır.
İbuprofen ve psödoefedrinin spesifik antidotu yoktur.

 Saklama Koşulları

25°C’nin altında oda sıcaklığında, kuru bir yerde  ışıktan koruyarak saklayınız.
Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

 Ticari Sunum Şekli ve Ambalaj İçeriği

10, 24 ve 30 tablet içeren blister ambalajlarda bulunur.

 Piyasada mevcut diğer farmasötik dozaj şekilleri

-

 RUHSAT SAHİBİ

Pensa İlaç San. ve Tic. A.Ş. 
Polat Tower 441-442
Yeşil Çimen sok. Fulya mah. 34394
Şişli – İstanbul

 RUHSAT TARİHİ ve NUMARASI

03.04.2009 – 218/69

 

Eş Değer İlaçlar

Bu ilaca ait eş değer ilaç bulunmamaktadır.
   

 

ilacsozlugu.com Uyarısı !

Hiçbir ilacı doktorunuza ya da eczacınıza danışmadan kullanmayınız. Unutmayınız ki, internet sitelerinde ilaçlar hakkında verilen bilgiler, bir uzmanın sizi muayene ederek vereceği reçetenin yerini tutmaz. Bu sayfada DOLORIN COLD 10 TABLET kullananlar veya diğer kişiler ilaç hakkında yorum yapamaz.

 

 

Kimyasal Yapısı (2D)

 

DOLORIN COLD  10 TABLET Kimsayal Yapısına ait grafik bulunamadı.

 

DOLORIN COLD 10 TABLET ilacı için aranan kelimeler


|