İlaç Ara
 
 
 

GYNELLE 21 DRAJE GYNELLE 21 DRAJE

Grubu :   Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu :   İEGM Tüm İlaç
Firma :   Zentiva Sağlık Ürünleri San.ve Tic.A.Ş.
Etkin Madde :   Cyproterone
ATC Kodu :   G03HB01
ATC Açıklaması :   Siproteron ve östrojen
Kamu Kodu :   A09558
Barkodu :   8699586120053
Patent :   20 YIl
Fiyatı :  
Reçete Tipi :   NORMAL REÇETE
Etken Madde Kodu :   SGKF0K-ETINIL ESTRADIOL+SIPROTERON ASETAT Ağızdan katı
Temin :   İlacınızı sadece eczaneden alınız!
Bütçe Eş Değer Kodu :   E140B
Fiziksel Özellikleri :   Beyaz,katı toz
Terapotik Kategorileri :   Andojen antagonsiti
Durumu :   Şuan eczanelerde satılıyor.
    
  GYNELLE 21 DRAJE Barkodu

 

 

İlaç Prospektüsü İlaç Prospektüsü

 

 Farmasötik Şekli

Draje

 Formülü

Her drajede 2 mg siproteron asetat ve 0.035 mg etinil-östradiol bulunur.

Boyar maddeler: demir oksit, titanyum dioksit (E171)

 Farmakodinamik özellikler

GYNELLE (siproteron asetat 2 mg/ etinil-östradiol 0.035 mg), anti-androjenik etkisini androjen reseptörlerini bloke edip, kadın organizmasında endojen olarak üretilen androjenlerin bu reseptöre bağlanmasını engelleyerek gösterir.

Aynı anda, hipotalamus-hipofiz-over aksına negatif feed-back ve enzimatik baskılama nedeniyle androjen salgı/üretimi ve overlerde olgun yumurta gelişimini de baskılar.

Bu şekilde, androjenlerin aşırı üretimi ve androjenlere hassasiyetin arttığı durumlarda gelişen hastalıkların tedavisinde etkilidir. Androjenlerin salgı düzeninden etkilenen bir yapı olan sebase bezlerin aşırı fonksiyonu, akne ve sebore oluşumuna neden olabilmektedir. Siproteron asetatın androjenik etkiyi azaltması nedeniyle, genellikle 3-4 aylık bir sürede bu bozukluklar düzelmektedir. Deri ve saçların yağlanması ise, daha kısa bir sürede geçmektedir. Sebore ile birlikte seyreden saç dökülmesi de genellikle önlenmektedir. Özellikle kendini yüz bölgesinde kıllanma ile gösteren hafif hirsutismus olgularında iyileşme, ancak birkaç ay süren tedavi sonrasında gözlenebilir duruma gelmektedir.

Siproteron asetatın, belirgin gestajen etkisi vardır ve tek başına verildiğinde adet düzenini bozabilir. Etinil-östradiol, siproteron asetatın bu etkisini azaltır ve adet düzeninin sağlanmasına yardım eder. Etinil-östradiolun ovulasyonu baskılayıcı ve servikal sekresyonları değiştirici etkisi nedeniyle, bu kombinasyon siklik ve düzenli kullanıldığında kontraseptif etki de gösterir.

Klinik çalışmalarda, tek başına östrojen kullanımının memenin fibrokistik tümörleri, endometriyum ve serviks tümörlerinde artışa yol açtığı gösterilmiştir. Siproteron asetat, östrojenlerin bu olumsuz etkisini azaltarak, endometriyum ve serviks kanseri riskinde azalmaya yol açmaktadır. Ayrıca, pelvik enflamatuvar hastalıklar ve ektopik gebelik sıklığında da azalmaya yol açtığı gösterilmiştir.

Siproteron asetat/etinil-östradiol kombinasyonu, folikül kisti veya polikistik over sendromu (PKOS) olan kadınlarda, aşırı androjen salgısına bağlı belirtilerde azalma, over hacminde azalma, kistik yapılarda gerileme ve endokrin parametrelerde düzelmeye yol açmaktadır.

 Farmakokinetik özellikler

Siproteron asetat:

Emilim: GYNELLE’in oral yoldan alımını takiben siproteron asetat hızla ve tamamen emilir. Tek doz uygulandığında 1.6 saat içinde, yaklaşık 15 ng/ml olan zirve plazma derişimine ulaşır. Siproteron asetatın mutlak biyoyararlanımı yaklaşık % 88’dir.

Dağılım: Siproteron asetatın tamamına yakını serum albuminine bağlanır. Toplam ilaç miktarının ancak % 3.5-4’ü serbest halde dolaşımda bulunur. Seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG) düzeyindeki değişimler, siproteron asetatın serum plazma proteinlerine bağlanmasını etkilemez. Dağılım hacmi yaklaşık 986 + 437 litredir. Plazmada 0.8 saat ve 2.3 günlük bifazik bir dağılım gösterir. Siproteron asetat siklus boyunca birikmeye başlar ve ikinci siklus sonunda 21 ng/ml, üçüncü siklusun sonunda ise 24 ng/ml plazma yoğunluklarına ulaşır. Kararlı plazma dengesine 16 gün sonunda ulaşır.

Metabolizma: Siproteron asetatın tamama yakın kısmı, hidroksilasyon ve konjugasyon yolunu da kapsayan birçok mekanizmayla metabolize olur. Ana metaboliti, 15-hidroksi türevidir. Plazma klerensi yaklaşık 3.6 ml/dak/kg’dır.

Atılım: Emilen toplam dozun çok az bir kısmı idrarda değişmemiş olarak saptanır. Dozun % 70’lik kısmı karaciğer, % 30’luk kısmı ise idrar yoluyla atılır. Terminal yarılanma süresi yaklaşık 1.8 gündür.

Etinil-östradiol

Emilim: GYNELLE’in oral yoldan alımını takiben etinil-östradiol tamama yakın ve hızla emilir. Tek doz kullanımında, etinil-östradiol 1.7 saat içinde 80 pg/ml’lik zirve plazma derişimine ulaşır. Yoğun ilk geçiş metabolizması nedeniyle, ortalama % 45’lik bir mutlak biyoyararlanım gösterir. Biyoyararlanımı yaklaşık % 20-65’lik bir bireysel farklılık gösterir.

Dağılım: Etinil-östradiolun % 98’lik kısmı, non-spesifik olarak serum albuminine bağlanır ve seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG) düzeyinde artışa neden olur. Etinil-östradiol, 1-2 saat ve 20 saatlik bir bifazik dağılım gösterir. Dağılım hacmi yaklaşık 5 litre/kg’dır. Kararlı plazma dengesine 3-4 gün içinde ulaşır.

Metabolizma: Etinil-östradiolun tamama yakın kısmı aromatik hidroksilasyon yoluyla metabolize olur. Metabolizasyon hızı ve miktarı, bireysel farklılık gösterir. Plazma klerensi yaklaşık 5 ml/dak/kg’dır.

Atılım: Emilen etinil-östradiolun tamamı metabolitler şeklinde atılır. Atılım, % 60 karaciğer % 40 idrar yoluyla gerçekleşir. Terminal yarılanma süresi yaklaşık 1 gündür.

 Endikasyonlar

GYNELLE, kadında akne (seboreik, iltihabi veya nedbe dokusu ile seyreden) ve hafif-orta şiddetteki hirsutizm gibi androjene bağlı hastalıkların tedavisinde endikedir. Çocuk arzulamayan kadınlarda polikistik over sendromu (PCOS) tedavisinde endikedir.

 Kontraendikasyonlar

Östrojen/progestojen kombinasyonu içeren ürünler aşağıda belirtilen durumlarda kullanılmamalıdır. İlk kez östrojen/progesteron kombinasyonu kullanan hastalarda, aşağıda sayılı durumlardan birinin görülmesi halinde kullanım derhal durdurulmalıdır;

  • Arteriyo-venöz trombotik veya trombo-embolik olayların (MI, pulmoner emboli, derin ven trombozu) mevcut olması veya bunlara ait öykünün bulunması,

  • Trombotik olayı düşündüren belirtilerin olması (angina pektoris, geçici iskemik atak),

  • Fokal nörolojik belirtili migren öyküsü,

  • Damar tutulumlu diabetes mellitus,

  • Pankreatit veya şiddetli hipertrigliseridemi ile bağlantılı pankreatit öyküsü, 

  •  Şiddetli karaciğer hastalığı varlığı veya öyküsü,

  • Karaciğer tümörü varlığı veya öyküsü,

  • Genital organların veya memenin bilinen ya da şüpheli malign veya cinsel steroidlere duyarlı hastalıkları,

  • Tanı konulmamış vaginal kanama,

  • Gebelik varlığı veya şüphesi,

  • Emzirme,

  • GYNELLE’in içeriğindeki maddelerden birine karşı aşırı duyarlılık.

Oral kontraseptiflerle kullanımı kontrendikedir.

 

 Uyarılar/Önlemler

Östrojen/progestojen kombinasyonları ile ilgili klinik ve epidemiyolojik veriler, büyük oranda kombine oral kontraseptiflerle ilgilidir. Bu nedenle, oral kontraseptiflerin kullanımı ile ilgili aşağıda sayılı uyarılar, GYNELLE için de geçerlidir.
 
Aşağıda sayılı durum veya risk faktörlerinden birinin mevcut olması durumunda, GYNELLE kullanımına bağlı olası riskler, hastanın bireysel durumuna göre değerlendirilmeli ve kullanıma başlanmadan önce tartışılmalıdır. Bu durumlardan herhangi birinin alevlenmesi, tekrarlaması veya ilk kez ortaya çıkması durumunda, hasta hekime başvurmalı ve ilaç kullanımının devamına hekim karar vermelidir.
 
GYNELLE, her ne kadar kontraseptif etki gösterse de, yalnız oral kontrasepsiyon amacıyla önerilmemeli ve öncelikle androjen kaynaklı cilt bozuklukları olan kadınlarda tercih edilmelidir.
 
Dolaşım bozuklukları
 
Epidemiyolojik çalışmalar, östrojen/progesteron kombinasyonu kullanımı ile miyokard enfarktüsü (MI), inme, derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner emboli gibi arteriyo-venöz trombotik/trombo-embolik olay riskindeki artış arasında bir ilişki olduğunu düşündürmektedir. Ancak, bu durumlara nadiren rastlanmaktadır. WHI (Women’s Health Initiative) çalışmasında, östrojen/progestojen kombinasyonu olarak oral hormon replasman tedavisinde kullanılan 0.625 mg konjuge östrojen/2.5 mg medroksiprogesteronun kardiyovasküler olay riskinde artışa neden olduğu yönünde veriler mevcuttur. Ancak, bu risk artışının tüm östrojen/progestojen kombinasyonlarında olup olmadığı konusunda görüş birliği yoktur.
 
DVT ve/veya pulmoner emboli gibi venöz trombo-emboli durumları, tüm östrojen/progestojen kombinasyonlarının kullanımı sırasında ortaya çıkabilmektedir. Venöz trombo-emboli riski, oral kontraseptif kullanmayan kadınlarda 10.000 kadın yılında yaklaşık 0.5-3 iken, düşük doz östrojen ( < 0.05 mg etinil-östradiol) kullanan kadınlarda 10.000 kadın yılında yaklaşık 4’tür. Gebelikle ilişkili venöz trombo-embolizm sıklığı 10.000 gebe kadın yılında 6’dır.
 
Trombozun, hepatik, mezenterik, renal, serebral ve retinal arter gibi diğer vasküler dokularda da oldukça nadir olarak görüldüğü bildirilmiştir. Ancak, bu olayların östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımı ile ilişkili olup olmadığı konusunda görüş birliği yoktur.
 
Arteriyo-venöz trombotik olaylar veya serebrovasküler olay riski, genelde aşağıda sayılan belirtilerle seyretmektedir; tek veya her iki bacakta ağrı ve şişme, göğüste ani ve şiddetli ağrı, ani nefes darlığı, ani öksürük, uzamış, şiddetli ve alışılmadık baş ağrısı, ani görme kaybı, diplopi, konuşma bozukluğu veya afazi, vertigo, koma, hemiparezi, hemipleji veya kuadripleji, motor disfonksiyon veya akut batın tablosu.
 
Variköz venlerin ve yüzeysel tromboflebitin venöz trombo-embolideki olası etkisi konusunda görüş birliği yoktur.
 
Arteriyo-venöz trombo-embolizm veya serebrovasküler olay riski, sayılan şu durumlarda artmaktadır; yaş, sigara kullanımı, ailede erken yaşta trombo-emboli öyküsü varlığı, morbid obezite (Beden kitle endeksi > 30 kg/m2), lipid metabolizması bozuklukları, hipertansiyon, migren, kalp kapak hastalığı, atriyal fibrilasyon, uzun süreli immobilizasyon, majör cerrahi girişimler ve travmalar. Östrojen/progesteron kombinasyonu kullanımı sırasında migren sıklığı veya şiddetinde bir artış, ilaç kullanımını derhal sonlandırmayı gerektirebilir.
 
Dolaşım sistemiyle ilgili olaylarla ilişkili diğer sistemik hastalıklar diabetes mellitus, sistemik lupus eritematozus, hemolitik üremik sendrom, kronik enflamatuvar barsak hastalıkları (Crohn ve benzeri) ve orak hücreli anemidir.
 
Arteriyo-venöz trombo-embolizmin kalıtsal veya predispozan göstergesi olabilecek laboratuvar verileri arasında aktive protein-C (APC) rezistansı, hiperhomosisteinemi, anti-trombin III yetersizliği, protein-S yetersizliği ve anti-fosfolipid antikorlarının (anti-kardiyolipin, lupus antikoagülanı) varlığı sayılabilir.
 
Östrojen/progestojen kombinasyonu kullanan birçok kadında, kan basıncında küçük artışlar bildirilmiştir, ancak klinik açıdan önem taşıyan bir artış nadiren görülmüştür. Bu nedenle, inatçı ve klinik olarak anlamlı hipertansiyon gelişen vakalarda, östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımının kesilerek, hipertansiyon tedavisine devam edilmesi önerilmektedir. Tedavi sonucu kan basıncı düzene giren hastalarda, gerektiğinde östrojen/progestojen kombinasyonu tedavisine tekrar başlanabilir.
 
Hekim, risk/yararlanım karşılaştırmasını yaparken, herhangi bir durumun uygun tedavisinin trombo-embolik olay riskini azaltacağını ve gebelik sırasındaki tromboz riskinin, östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımında görülenden daha yüksek olduğunu göz önünde bulundurmalıdır.
 
Tümörler
 
Bazı epidemiyolojik çalışmalarda, uzun süre östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımında servikal kanser riskinin arttığı bildirilmiştir. Ancak, bu durumun cinsel davranış ve insan papillom virüsü (HPV) gibi faktörlerden kaynaklandığı ve doğrudan östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımına bağlanmaması gerektiği görüşü hakimdir.
 
Epidemiyolojik ve klinik çalışmalarda, östrojen/progestojen kombinasyonunu uzun süre kullanan özellikle 40 yaşın üstündeki kadınlarda, meme kanserinin rölatif riskinde artış olduğu bildirilmektedir. Ancak bu artış oranı (2/1000), genel meme kanseri riski ile karşılaştırıldığında düşüktür. Bu artışın, özellikle östrojen/progestojenlere duyarlı meme kanserlerinde söz konusu olduğu düşünülmektedir.
 
östrojen/progestojen kombinasyonu kullananlarda nadiren benign, çok nadir olarak da malign karaciğer tümörü gözlenmiştir. Sınırlı sayıdaki bu vakalarda, bu tümörler intra-abdominal kanamalara neden olmuştur. Bu nedenle, şiddetli üst-batın ağrısı, karaciğer büyümesi veya batın içi kanaması olan hastalarda, ayırıcı tanıda karaciğer tümörü de göz önünde bulundurulmalıdır.
 
Diğer durumlar
 
Östrojen/progestojen kombinasyonu kullanan hastalarda hipertrigliseridemi varlığı veya aile öyküsünün bulunması, pankreatit riskinde artışa neden olabilir.
 
Sarılık ve/veya kolestaza bağlı kaşıntı, safra taşı oluşumu, porfiri, sistemik lupus eritomatozis, hemolitik üremik sendrom, Sydenham koresi, herpes gestationis veya otoskleroza bağlı işitme kaybı gibi durumların, hem gebelik hem de östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımına bağlı gelişebildiği bildirilmektedir. Ancak, östrojen/progestojen kombinasyonu ilaçlarla bu hastalıklar arasındaki ilişki konusundaki veriler zayıftır. 
 
Karaciğer işlevlerinin akut veya kronik bozulmaları, bozuk karaciğer fonksiyon testlerinin normal değerlerine ulaşmasına kadar geçen süre içinde östrojen/progestojen kombinasyonlarının kesilmesini gerektirebilir.
 
İlk gebelikte veya önceden cinsel steroid kullanımına bağlı kolestatik sarılık gelişmiş hastalarda, östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımının sonlandırılması gerekebilir.
 
Östrojen/progestojen kombinasyonlarının insülin direnci ve glukoz toleransı üzerine olumlu etkileri gösterilmiştir. Ancak, olumsuz yönde bir kanıt olmamasına karşın, düşük dozlu ( < 0.05 mg etinil-östradiol) östrojen/progestojen kombinasyonu kullanan diyabetik hastalarda ilaç gereksiniminde değişiklikler olabileceğinden, östrojen/progestojen kombinasyonlarının kullanımında diyabet tedavisinin dikkatli takibi gerekebilir. GYNELLE’in katkı maddesi olarak içerdiği nişasta ve sukroz nedeniyle diyabetik hastalarda kan glukoz düzeylerinde hafif değişimler gözlenebilir.
 
Özellikle kloazma gravidarum öyküsü olan kadınlarda, bazen kloazma gelişebilir. Kloazmaya yatkınlık taşıyan kadınlar, östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımı sırasında güneşe veya ultraviyole ışınlara maruz kalmaktan kaçınmalıdır.
 
Hirsutizm yakınması olan ve yakın zamanda semptomları ortaya çıkan veya anlamlı bir ilerleme gösteren kadınlarda, androjen üretimi ile ilgili organlar veya hastalıklar değerlendirilmelidir.
 
GYNELLE alımının unutulması (Bkz. Kullanım Şekli ve Dozu), sindirim sistemi bozukluklarında veya başka ilaçlarla birlikte kullanımında (Bkz. İlaç etkileşimleri) etkinliğinde azalma görülebilir.
 
Tüm östrojen/progestojen kombinasyonlarında, özellikle kullanımın ilk aylarında düzensiz veya lekelenme tarzında kanamalar görülebilir. Bu nedenle, kanama düzenindeki herhangi bir bozulmanın değerlendirilmesinin, üç siklusluk bir adaptasyon süresi sonrasında anlam kazandığı göz önünde bulundurulmalıdır.
 
Düzensiz kanama, düzenli bir kanama dönemi sonrasında ortaya çıkarsa, hormonal olmayan etkenler, gebelik ve malignite açısından değerlendirilmelidir.
 
Bazı kadınlarda, GYNELLE kullanımına ara verildiği dönemde çekilme kanaması görülmeyebilir. Östrojen/progestojen kombinasyonlarının uygun şekilde kullanılması durumunda, kadının gebe kalması beklenmemektedir. Ancak, ilk gerçekleşmeyen çekilme kanamasından önce düzenli ve uygun kullanım olmadığında veya çekilme kanamasının iki kez görülmemesi durumunda, östrojen/progestojen kombinasyonu kullanımına devam etmeden önce gebeliğin değerlendirilmesi gerekmektedir.
 
Bileşiminde bulunan laktoz monohidrat nedeniyle, laktoz intoleransı bulunan hastalarda kullanımı önerilmemektedir.
 
Gebelik ve Emzirme

Gebelik kategorisi X

Gebelik süresince GYNELLE kullanımı kontrendikedir. GYNELLE kullanımı sırasında gebelik oluşursa, ilaç kullanımı derhal kesilmelidir.
 
Emzirme döneminde GYNELLE kullanımı kontrendikedir. Siproteron asetat ve etinil-östradiolun emziren kadınların sütüne geçtiği gösterilmiştir. Annenin aldığı dozun % 0.2’si (yaklaşık 1 mg/kg) anne sütü aracılığıyla bebeğe geçmektedir. Etinil-östradiolun anne sütü aracılığıyla bebeğe geçme oranı ise yaklaşık % 0.02’dir. Annenin yararlanımı ve bebeğe yapabileceği olası zararlar göz önünde bulundurularak, ilacın başlanmamasına veya emzirmenin kesilmesine karar verilmelidir.
 
Araç ve Makine Kullanımına Etkisi
 
Siproteron asetat ve etinil-östradiolun araç ve makine kullanımı üzerine herhangi bir olumsuz etkisi bildirilmemiştir.

 

 Yan Etkiler/Advers Etkiler

Östrojen/progestojen kombinasyonlarının kullanımıyla ilgili ciddi istenmeyen etkiler “Uyarılar/Önlemler” bölümünde ayrıntılı olarak işlenmektedir. Aşağıda bildirilen yan etkiler, östrojen/progestojen kombinasyonlarının kullanıldığı klinik çalışmalarda gözlenen ve ilaç kullanımına bağlı neden/sonuç ilişkisi kanıtlanmamış verilerdir.

Meme: Hassasiyet, gerginlik, ağrı, akıntı

Santral sinir sistemi: Baş ağrısı, migren, libido değişiklikleri, depresif mizaç, duygu durum değişiklikleri

Sindirim sistemi: Bulantı-kusma, diğer sindirim yakınmaları

Deri: Döküntü, eritema nodozum, eritema multiforme

Ürogenital sistem: Vaginal salgı değişiklikleri, adet düzensizlikleri, ara kanamaları, lekelenme tarzında kanamalar

Göz: Kontakt lens intoleransı

Diğer: Sıvı tutulumu, kilo alımı/kaybı, aşırı duyarlılık reaksiyonları

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

 İlaç etkileşmeleri

Sitokrom düzeyinde etkileşim:
Östrojen/progestojen kombinasyonu ve diğer ilaçlar arasındaki etkileşimler, ara kanamalara ve/veya kontraseptif etkinlikte azalmaya neden olabilirler.
 
Sitokrom P450 sistemini etkileyen ilaçlar (fenitoin, barbituratlar, primidon, karbamazepin, rifampisin ve muhtemelen okskarbazepin, topiramat, felbamat, ritonavir, griseofulvin ve “St.John’s Wort”, cinsel hormonların klerensinin artması ve etkinliklerinin azalması ile sonuçlanabilir. Sitokrom sistemine indüktör etki gösteren ilaçların kullanımı esnasında ve ilaç bitimini takiben, 28 gün süreyle bariyer yöntemi uygulanmalıdır.
 
Emilim düzeyinde etkileşim:
Bazı antibiyotiklerin (penisilinler, tetrasiklinler) östrojenlerin enterohepatik dolaşımını azaltabildiğini ve etinil-östradiol düzeyinde azalmalara neden olduğunu savunan çalışmalar mevcuttur. Bu nedenle, antibiyotik tedavisi (rifampisin ve griseofulvin hariç) gören kadınlar, ilacın sonlandırılmasını takiben 7 gün süreyle bariyer yöntemi kullanmalıdır. Şayet eş zamanlı antibiyotik tedaviye, GYNELLE’in bitiminden sonra da devam ediliyorsa, bir sonraki GYNELLE kutusuna ara vermeden devam edilmelidir.
 
GYNELLE gibi östrojen/progestojen kombinasyonları, diğer ilaçların (örneğin siklosporin) metabolizmalarını ve buna bağlı olarak da plazma ve doku yoğunluklarını etkileyebilir. Bu nedenle, olası etkileşimleri belirlemek amacıyla, birlikte kullanılacak ilacın prospektüsüne başvurulmalıdır.
 
Laboratuvar parametrelerine etkisi:
GYNELLE gibi östrojen/progestojen kombinasyonlarının kullanılması, karaciğer, tiroid bezi, adrenal bezler ve böbrek işlevleriyle ilgili biyokimyasal parametreleri, hormon bağlayıcı protein düzeylerini, lipid/lipoprotein oranlarını ve karbonhidrat, koagülasyon ve fibrinolitik sistemle ilgili laboratuvar parametrelerini etkileyebilir. Genellikle bu laboratuvar değerleri, normal sınırlar dahilinde kalır.

 Kullanım Şekli ve Dozu

GYNELLE kullanmaya başlayacak olanlardan “Kontrendikasyonlar” ve “Uyarılar/Önlemler” bölümleri doğrultusunda ayrıntılı bir anamnez alınmalı ve kapsamlı bir fizik muayene yapılarak, GYNELLE kullanıldığı sürece bu işlemler periyodik olarak tekrarlanmalıdır. Geçici iskemik atak veya ailede arteriyo-venöz tromboz öyküsü gibi risk faktörleri, GYNELLE kullanımı süresince ilk kez ortaya çıkabileceğinden, düzenli tıbbi değerlendirme önem kazanmaktadır. Bu değerlendirmelerin sıklığı ve içeriği, kabul edilmiş kurallar çerçevesinde ve hastanın bireysel durumu göz önünde bulundurularak düzenlenmelidir. Bu değerlendirmeler, servikal sitoloji de dahil olmak üzere, genel olarak kan basıncı, göğüsler, batın ve pelvik organları kapsamalıdır.

Kullanıcılar, östrojen/progesteron kombinasyonlarının HIV enfeksiyonu (AIDS) ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korumadığı konusunda bilgilendirilmelidir.

GYNELLE’in terapötik ve kontraseptif etkinliğinden en iyi şekilde yararlanmak için düzenli olarak kullanılması gerekmektedir. GYNELLE’in doz ve etkin madde içeriği, diğer bilinen kombine oral kontraseptiflere benzediğinden, diğer oral kontraseptiflerde de olduğu gibi düzensiz kullanımda ara kanamalar ve terapötik/kontraseptif güvenilirliğinde azalma görülebilir.

Tam iyileşme, vakaların tamamına yakınında genellikle birkaç aylık süre içinde görülür. Ancak bazı ağır vakalarda, tam yararlanımı gözlemek için daha uzun süreli tedavi gerekebilir. Tedavinin, ancak akne veya hirsutizm belirtilerinin tam iyileşmesini gözledikten sonra kesilmesi önerilmektedir. Hastalığın nüks etmesi durumunda tedavi programının tekrarlanması önerilir.

GYNELLE’in kontraseptif etkisinden yararlanmak istenildiğinde, aşağıda belirtilen kullanım önerilerine sıkı bir şekilde uyulması gerekmektedir. Tedaviye başlamadan önce ve kutunun bitiminden sonraki 7 günlük ilaçsız dönemde beklenen adet kanamasının görülmemesi durumunda, bir sonraki kutuya başlamadan önce gebelik olasılığı gözden geçirilmelidir.

Kullanım şekli:

Drajeler, iç ambalajın üzerindeki takvimi dikkate alarak, üstünde işaret edildiği yönde ve her gün aynı zaman aralığında, bir miktar su ile yutulmalıdır. Birbirini izleyen 21 gün süreyle her gün bir draje kullanılır. Kutudaki sonuncu drajenin alındığı günden 7 gün sonra (bir sonraki hafta aynı gün), bir sonraki paketin kullanımına geçilir. Sıklıkla, son drajenin alımından 2-3 gün sonra çekilme kanaması başlar ve bu kanama yeni paketin başlandığı gün de devam edebilir.

GYNELLE kullanımı, aşağıda sayılı seçeneklere göre bireysel olarak ayarlanmalıdır;

  • Bir ay önce herhangi başka bir yöntemin uygulanmadığı durumda

  • Diğer yöntemlerden GYNELLE kullanımına geçildiği durumlarda

  • Bir önceki dönemde 21 tabletlik bir kombine oral kontraseptif kullanıldığında,

  • Bir önceki dönemde 28 tabletlik bir kombine oral kontraseptif kullanıldığında,

  • Bir önceki dönemde yalnız progesteron içeren (mini-pil, enjeksiyon veya implant) bir yöntem kullanıldığında

  • Doğum ve düşük sonrasında

  • GYNELLE kullanımı unutulduğunda

Bir ay önce herhangi bir yöntem uygulanmadığı durumda :

İlk kutuda; Adet kanamasının başladığı ilk günden itibaren, 21 gün süreyle günde 1 draje. Kutunun bitimini takip eden 7 gün süreyle GYNELLE kullanılmaz. Tedavinin ilk 7 gününde, hormonal olmayan ek bir kontraseptif korunma (tercihen bariyer yöntemi) gerekebilir.

Sonraki kullanımlarda: Bir önceki kutunun bitiminden 7 gün sonra (bir hafta sonra, haftanın aynı günü) başlayarak, 21 gün süreyle günde 1 draje. Ek bir kontraseptif korunmaya gerek yoktur.

Diğer kontraseptif yöntemlerden GYNELLE kullanımına geçildiği durumlarda:

21 tabletlik kombine oral kontraseptiflerden GYNELLE’e geçişte:

İlk draje, diğer oral kontraseptif ilacın bitiminden 1 gün sonra alınmalıdır. Ek bir kontraseptif korunmaya gerek yoktur.

28 tabletlik kombine oral kontraseptiflerden GYNELLE’e geçişte:

İlk draje, diğer oral kontraseptifin son etkin maddeli tableti (genelde 21. tablet) alındıktan bir gün sonra (genelde 22. gün) alınmalıdır. Bu durumda, ilk kutudan itibaren ek bir kontraseptif korunmaya gerek yoktur.

Yalnız progestojen içeren kontraseptif yöntemlerden GYNELLE’e geçişte:

Oral formlardan GYNELLE kullanımına geçişte, ilk draje herhangi bir gün alınabilir. Bu durumda, ilk 7 gün ek bir korunmaya gerek vardır. Sadece progestojen içeren kontraseptif ilacın geri kalan kısmı atılmalıdır. Adet kanamasının başlaması beklenerek GYNELLE kullanımına geçildiği durumlarda, ek bir kontraseptif korunmaya gerek yoktur.

Enjeksiyonlu yöntemlerden geçişte, ilk draje bir sonraki enjeksiyonun yapılması gereken gün kullanılmalıdır. İmplant veya “Rahim İçi Sistemlerden (RIS)” geçişte, sistemin çıkarıldığı gün başlanabilir. Bu durumlarda, hormonal olmayan ek bir kontraseptif korunma gerekebilir.

Doğum ve düşük sonrası kullanım:

Doğum sonrası;

İlk draje, hastanın ayaktan tedavi görebileceği durumda olması ve doğum sonrası komplikasyonların olmaması ön koşulu ile, doğumdan sonraki 21-28. günlerde alınabilir. Bu dönemde GYNELLE’ya başlanılamadığı durumlarda, ilk 7 gün içinde hormonal olmayan ek bir kontraseptif korunma gerekir.

Doğum sonrasında ilk ovulasyon, ilk adet kanamasından önce görülebileceğinden, doğum ve ilk draje kullanımı arasındaki sürede diğer uygun kontraseptif yöntemlerden yararlanılması önerilir. Bu dönem içinde cinsel ilişki gerçekleştiyse, GYNELLE başlanmadan önce gebeliğin ekarte edilmesi veya ilk adet kanamasının beklenmesi gerekmektedir.

Emziren kadınlardaki kullanım için “Uyarılar/Önlemler” bölümüne bakılmalıdır.

Düşük sonrası;

Birinci üç aylık (trimester) dönemdeki düşüklerde, ilk draje düşüğün hemen sonrasında ve herhangi ek bir kontraseptif korunmaya gerek duymadan kullanılabilir.

İkinci ve üçüncü üç aylık dönemdeki düşüklerde, doğum sonrası gibi kullanım gerektirir.

GYNELLE kullanımı unutulduğunda:

Tek bir adet drajenin kullanımı unutulduğunda, alınması gereken draje en kısa süre içinde kullanılmalıdır. 12 saatten kısa olan gecikmelerde, kontraseptif koruyuculuk devam eder. Daha uzun süreli gecikmelerde, ek bir kontraseptif korunma ve aşağıda belirtilen öneriler doğrultusunda gebelik riskinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Tedavi düzeninin ilk haftası içinde unutulduğunda:

Aynı anda iki draje kullanmak gerekse de, unutulan draje derhal alınır. Kalan drajeler, normal zamanlarında kullanılmaya devam edilir. 7 gün süreyle hormonal olmayan ek bir kontraseptif yöntem (ovulasyon ritmi veya vücut ısısı yöntemi hariç) uygulanır. Birden fazla drajenin kullanımı unutulduğunda, yalnız en son geciktirilen draje kullanılmalı ve diğer unutulmuş drajeler kullanılmamalıdır. Bu dönemde cinsel ilişki gerçekleştiyse, gebelik göz önünde bulundurulmalıdır.

Tedavi düzeninin ikinci haftası içinde unutulduğunda:

Unutulan drajeden önceki 7 gün süreyle düzenli ve eksiksiz kullanım varsa, ek bir kontraseptif korunmaya gerek yoktur. Eksik, düzensiz veya birden fazla drajenin alımı unutulduğunda, 7 gün süreyle ek bir kontraseptif korunmaya gerek vardır. Birden fazla drajenin kullanımı unutulduğunda, yalnız en son geciktirilen draje kullanılmalı ve diğer unutulmuş drajeler kullanılmamalıdır.

Tedavi düzeninin üçüncü haftası içinde unutulduğunda:

Unutulan drajeden önceki 7 gün süreyle düzenli ve eksiksiz kullanım varsa, aşağıda sayılı iki seçenekten biri, ek bir kontraseptif yönteme gerek kalmadan uygulanabilir.

Ancak, düzensiz veya birden fazla drajenin alınmasının unutulduğu durumda, ek bir kontraseptif korunma ve aşağıdaki seçeneklerden yalnız ilki uygulanır.  

  • Unutulan son draje derhal alınır, kalan drajeler zamanında alınmaya devam edilir. Bir sonraki kutuya, kutu biter bitmez ve ara vermeden devam edilir. Bu durumda, ikinci kutunun bitimine kadar adet kanaması beklenmez, ancak lekelenme tarzında veya ara kanaması şeklinde kanama görülebilir.

  • Kullanılan kutu bırakılır, 7 gün ara verilir ve yeni kutuya başlanır. Kanamanın, bu 7 gün içinde başlaması beklenir. Kanamanın görülmediği durumda gebelik olasılığı değerlendirilmelidir.

Herhangi bir günde draje kullanımını unutan hastalarda, bir sonraki beklenen çekilme kanamasının olmaması durumunda, gebelik olasılığı değerlendirilmelidir.

Sindirim sistemi bozuklukları olan veya tabletin alımından sonraki 3-4 saat içinde kusan hastalarda, GYNELLE’in emilimi bozulduğundan, ek bir kontraseptif yöntem kullanılmalıdır. Bu durumda, unutulan drajeler için yukarıdaki öneriler geçerlidir.

Kullanım süresi

Klinik tablonun şiddetine bağlıdır. Belirtiler kaybolduktan sonra, kullanıma 3-4 siklus devam edilmesi önerilir. Hastalığın nüks etmesi durumunda tedaviye yeniden başlanabilir. Bu durumda, yukarıda belirtilen kullanım şekli yeniden uygulanır.

 Doz Aşımı

Siproteron asetat/etinil-östradiolun aşırı dozda alınmasına bağlı ciddi zararlı bir etki bildirimi yoktur. Diğer östrojen/progestojen kombinasyonları ve cinsel hormon preparatlarından elde edilen deneyim doğrultusunda beklenen belirtiler, bulantı-kusma ve hafif vaginal kanamadır.

Spesifik bir antidotu yoktur. Genel önleyici/semptomatik tedavi tedbirlerinin alınması gerekebilir.

Diyaliz veya plazmaferez ile uzaklaştırılması konusunda deneyimi yoktur.

 Saklama Koşulları

25°C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

 Ticari Sunum Şekli ve Ambalaj İçeriği

Her drajede 2 mg siproteron asetat ve 0.035 mg etinil-östradiol içeren 21 drajelik blister ambalajlarda.

 Piyasada mevcut diğer farmasötik dozaj şekilleri

Yok.

 

Eş Değer İlaçlar

   

 

ilacsozlugu.com Uyarısı !

Hiçbir ilacı doktorunuza ya da eczacınıza danışmadan kullanmayınız. Unutmayınız ki, internet sitelerinde ilaçlar hakkında verilen bilgiler, bir uzmanın sizi muayene ederek vereceği reçetenin yerini tutmaz. Bu sayfada GYNELLE 21 DRAJE kullananlar veya diğer kişiler ilaç hakkında yorum yapamaz.

 

 

Kimyasal Yapısı (2D)

 

GYNELLE 21 DRAJE Kimsayal Yapısına ait grafik bulunamadı.

 

GYNELLE 21 DRAJE ilacı için aranan kelimeler


gynelle yan etkileri | gynelle 21 draje yan etkileri | gynelle draje yan etkileri | gynelle kullanan